830 Milyon Yıllık Organizmalar Bulundu

halite organic inclusions
1.641 / 5.000 Çeviri sonuçları Browne Formasyonu halitinin sıvı kapanımlarındaki mikroorganizmalar. (Schreder-Gomes ve diğerleri, Jeoloji, 2022)

Bir jeolog ekibi, 830 milyon yıl öncesine dayanan halit kristallerinin içinde hapsolmuş prokaryotik ve alg yaşamının küçük kalıntılarını keşfetti. Bilim dünyasında çok ciddi olarak değerlendirilecek bir keşiftir.

Halit, kaya tuzu olarak da bilinen sodyum klorürdür ve keşif, bu doğal mineralin eski tuzlu su ortamlarını incelemek için daha önce kullanılmayan bir kaynak olabileceğini göstermektedir. Daha enteresan olanı bulunan bu organizmaların yaşıyor olma ihtimalleri.

Olağanüstü çalışmanın, yalnızca Dünya’da değil, Mars gibi dünya dışı ortamlarda da büyük tuz birikintilerinin canlı yaşamı açısından önemini ortaya çıkarmaktadır.

Eski, büyük ölçekli sıvı su rezervuarlarının eski yaşam arayışı çalışmalarına yapılan bu keşif büyük katkı sunacaktır. Ancak organizmalar beklediğimiz gibi görünmemektedir.

Önceki antik mikrofosiller, milyarlarca yıl öncesine dayanan yapraktaşı gibi kaya oluşumlarına bastırılmış olarak bulunmuştu.

Tuz, organik maddeyi aynı şekilde koruyamaz. Yani keşif yeni bilinmezleri de beraberinde getiriyor.

Kristaller tuzlu su ortamında oluştuğunda, içinde az miktarda sıvı sıkışabilir. Bunlara sıvı kapanımları denir ve bunlar halitin kristalleştiği ana suların kalıntılarıdır. Bu, onları bilimsel olarak değerli kılar, çünkü mineralin oluştuğu andaki su sıcaklığı, su kimyası ve hatta atmosferik sıcaklık hakkında bilgi içerebilirler.

Halit Kristali Nedir?

Halit yaygın olarak kaya tuzu olarak bilinir, sodyum klorürün (NaCl) mineral (doğal) formu olan bir tuz türüdür. Halit izometrik kristaller oluşturur.

Mineral tipik olarak renksiz veya beyazdır, ancak kristallerdeki diğer materyallerin, safsızlıkların ve yapısal veya izotopik anormalliklerin bulunmasına bağlı olarak açık mavi, koyu mavi, mor, pembe, kırmızı, turuncu, sarı veya gri de olabilir. Genellikle sülfatların, halojenürlerin ve boratların birkaçı gibi diğer evaporit çökelti mineralleri ile oluşur. Halit adı, Antik Yunancada “tuz” anlamına gelen ἅλς (háls) kelimesinden türetilmiştir.

Halit baskın olarak deniz suyunun veya tuzlu göl suyunun buharlaşmasından oluşan tortul kayaçlarda oluşur. Halit de dahil olmak üzere geniş tortul evaporit mineral yatakları, kapalı göllerin ve kısıtlı denizlerin kurumasından kaynaklanabilir. Bu tür tuz yatakları yüzlerce metre kalınlığında olabilir ve geniş alanların altında kalabilir. Halit, bugün Death Valley Ulusal Parkı’ndaki Badwater Basin’in tuz düzlükleri gibi buharlaşmanın yağışı aştığı bölgelerdeki playalarda yüzeyde oluşur.

Yazımıza tekrardan dönersek;

Bilim adamları, halitin oluştuğu son ve modern ortamlarda yaşayan mikroorganizmaları da bulmuşlardır. Bu ortamlar son derece tuzludur; Bununla birlikte, bakteri, mantar ve yosun gibi mikroorganizmaların hepsinde geliştiği bulunmuştur.

Ek olarak, alçıtaşı ve halit içindeki sıvı kapanımlarda mikroorganizmalar belgelenmiştir, bunların çoğu modern veya yenidir ve bir avuç kadarı eski zamanlara kadar uzanmaktadır.

Bununla birlikte, bu eski organizmaları tanımlama yöntemi, halit ile aynı yaşta olup olmadıklarına dair bazı şüpheler bırakmıştır.

Batı Virginia Üniversitesi’nden jeolog Sara Schreder-Gomes liderliğindeki bir ekip, “Bu nedenle, jeomikrobiyologlar arasında bir soru oluştu diye eklemede bulunuyor”.

“Çökelme ortamından prokaryotik ve ökaryotik mikroorganizmalar içeren en eski kimyasal tortul kayaçlar nelerdir?”

Avustralya’nın ortası artık çöl, ama bir zamanlar eski bir tuzlu denizdi. Browne Formasyonu, orta Avustralya’dan Neoproterozoik döneme kadar uzanan, iyi karakterize edilmiş ve tarihlendirilmiş bir stratigrafik birimdir. Burası eski bir deniz ortamının göstergesi olan geniş halit içerir.

Schreder-Gomes ve meslektaşları, 1997’de Batı Avustralya Jeolojik Araştırması tarafından alınan Browne Formasyonundan bir çekirdek örnek kullanarak invazif olmayan optik yöntemler kullanarak bozulmamış Neoproterozoik haliti araştırdılar.

Bu korunmuş halit, kristallerin oluştuğu sırada içerideki her şeyin hapsolmuş olması gerektiğini gösteriyordu.

Halit kristallerini tanımlamak için önce düşük büyütmede, ardından buradaki sıvı kapanımlarını incelemek için 2.000x’e kadar büyütmede, iletilen ışık ve ultraviyole petrografisi kullandılar.

İçeride, boyutlarına, şekillerine ve ultraviyole floresansına dayalı olarak prokaryotik ve ökaryotik hücrelerle uyumlu organik katılar ve sıvılar buldular.

Floresan aralığı da ilginçti. Araştırmacılara göre, örneklerin bazıları organik çürüme ile uyumlu renkler gösterirken, diğerleri modern organizmaların aynı floresansını gösterdi ve bu da değişmemiş organik materyali düşündürdü.

Araştırmacılar, bazı organizmaların hala hayatta olmasının bile mümkün olduğunu belirtti.

Sıvı kapanımları, küçük koloniler için mikro habitatlar olarak hareket edebilir. Ve neden 830 milyon yıl olmasın? 250 milyon yıl öncesine ait halitten canlı prokaryotlar elde edildi.

Araştırmacılar, “Jeolojik zaman ölçeklerinde olası mikropların hayatta kalması tam olarak bilinmemektedir” diye yazdı.
“Uzun süreli radyasyona maruz kalmanın organik maddeyi yok edeceğine inanılsa da, Nicastro ve diğerleri (2002), gömülü 250 milyon yıllık halitin yalnızca az miktarda radyasyona maruz kaldığını keşfetti.

Ayrıca, sıvı kapanımlarındaki bakteriler açlıktan hayatta kalma ve kist evreleri gibi metabolik değişikliklerle hayatta kalabilirler.

Beslenme kaynakları olarak hizmet edebilecek organik moleküller veya ölü hücrelerle bir arada yaşama yoluyla yaşayabilir.

Araştırmacılara göre, bunun Browne Formasyonuna benzer bileşimlere sahip tortuların keşfedildiği Mars için doğrudan sonuçları var. Keşifleri, bu tür organizmaları, materyallere zarar vermeden veya rahatsız etmeden nasıl tanımlayacağımızı gösterir; bu, bize onları tanımlamak için yeni bir dizi araç sağlayabilir – ayrıca Dünya’nın kendi tarihini daha derinden kavrayabilir.

Grup, “Antik kayalardaki herhangi bir biyo-imza araştırması optik bir inceleme ile başlamalıdır. Mikroorganizmaların jeolojik bağlamının ek kimyasal veya biyolojik analizlerden önce belirlenmesini sağlar… Aynı zamanda bu tür araştırmalar için bir hedef görevi görür” diye bilim dünyasını bilgilendiriyor.

“Hem karasal hem de gezegenler arası antik kimyasal tortular, eski mikroplar ve organik moleküller için potansiyel evler olarak düşünülmelidir.”

Kaynak: sciencealert

Benzer Reklamlar

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz