Kimya Sektörü Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi ile Canlanıyor

Kimya Sektörü Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi ile Canlanıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: “Türk kauçuk ve plastik sanayisinin, dünya kauçuk ve plastik ihracatından aldığı pay 2002 yılında yüzde 0,7 iken 2013 yılında yüzde 1,62’ye yükseldi. Sektörün dünya ihracatından aldığı payın yükselmesi, ülkemiz açısından memnuniyet verici” Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Türk kauçuk ve plastik sanayisinin, dünya kauçuk ve plastik ihracatından aldığı pay 2002 yılında yüzde 0,7 iken 2013 yılında yüzde 1,62’ye yükseldi. Sektörün dünya ihracatından aldığı payın yükselmesi, ülkemiz açısından memnuniyet verici” dedi.

Işık, Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) ev sahipliğinde düzenlenen, Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sektör Buluşması’nda, son 12 yılda, ülke olarak üretim yapısında düşük teknoloji düzeyinden orta teknoloji düzeyine geçiş yapılarak ciddi bir başarı elde edildiğini söyledi.

Bundan sonraki dönemde ise üretim yapısında orta yüksek ve yüksek teknolojiye geçiş yapmak istediklerini ve politikalarını bu hedef doğrultusunda oluşturduklarını belirten Işık, bu nedenle, 3Y olarak formüle ettikleri Yerli, Yenilikçi ve Yeşil üretim anlayışı ekseninde mikro reformları öne çıkardıklarının altını çizdi.

Plastik ve kauçuk sektörünü kimya sektöründen bağımsız düşünmenin bir eksiklik olacağını kaydeden Işık, şöyle devam etti:

“Kauçuk ve plastik ürünlerinin imalatı sektörünü kimya sektörü ve kompozit malzemelerle birlikte değerlendirmek daha kapsayıcı olacaktır. Plastik sanayisi, petrokimya sanayisinin bir alt grubu olarak girdisinin yüzde 90’ını bu sektörden sağlamaktadır. Küresel plastik tüketimini yönlendiren sektörlerin başında ambalaj ve inşaat sanayisi gelmektedir. Ambalaj sanayisi çok geniş ve büyük bir endüstri kolu olup, yüzde 29 ile en büyük plastik tüketicisi konumundadır.

Bunu yüzde 24 ile inşaat-yapı ürünleri sanayisi izlemektedir. Plastik tüketicisi diğer sektörler arasında otomotiv, elektrik ve elektronik, ev eşyası, mobilya ve tarım sektörlerini saymak da mümkündür. Plastik sektörünün öncelikli sorunu, plastik hammaddede yerli üretiminin yetersiz oluşudur. Yerli üretimin kurulu kapasitesi, ihtiyacın ancak yüzde 31,2’sini karşılayacak düzeydedir. Planlanan kapasite artışları gerçekleşse dahi ihtiyacın ancak yüzde 45,2’si karşılanabilecektir. Bu nedenle, sektörde hammadde temininde dışa bağımlılık söz konusudur.”

“Yerli üretimi koruyacak önlemler alınmalı”

Fikri Işık, petrokimya sektöründeki bu gelişmelerin, sektöre yatırım yapılmasının önündeki en büyük engel olduğunu dile getirerek, sektörün sermaye-yoğun ve ileri teknolojiler gerektiren yatırımlara ihtiyaç duyduğuna işaret etti.

Bu sektördeki dış ticaret açığının kapatılması için sadece yatırımların desteklenmesinin de yeterli olmayacağını belirten Işık, yerli üretimi koruyacak önlemlerin de alınması gerektiğini vurguladı.

“Gelişmiş ülkelerin ortak noktası, hepsinde kimya sektörünün gelişmiş olmasıdır” diyen Işık, sanayi sektörü geliştikçe kimyevi maddelere olan talebin de artacağı öngörüsünde bulundu.

Bakan Işık, son beş yılda kimya sektörü ithalatının hem toplam ithalat hem de imalat sanayisi içindeki payının pek değişmediğini belirterek, “Türkiye’de de sanayileşmeyle el ele giden bir kimya sanayisinin mevcut olduğunu, diğer sektörlerdeki gelişmelerin kimya sektörünü doğrudan etkilediğini ve kimya sektöründeki üretim, ithalat ve yurt içi talebin, ekonomideki ve sanayideki büyümeye paralel olarak gelişme gösterdiğini söylemek mümkündür” diye konuştu.

Plastiklerin tüm dünyada demir, tahta ve cam yerine alternatif malzeme olarak kullanıldığının ve yeni uygulamalara imkan sağladığının altını çizen Işık, fazla plastik tüketiminin, ülkelerin gelişmişlik seviyesinin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.

Işık, kompozit malzemelerin, yaşam alanlarının her yerinde insanlara modern ve yenilikçi çözümler sunduğunu dile getirerek, “Bindiğimiz otomobilde ve toplu taşıma araçlarında, yaşadığımız binalarda, kentimizin alt ve üst yapısında, denizde, havada, savunmada çok yönlü malzeme ve ürün olarak kullanılmaktadır. Korozyon, kimyasal dayanım, hafiflik ve uzun kullanım ömrü avantajıyla vazgeçilemezdir. Kauçuğun ise günümüzde çok geniş bir kullanım alanı vardır” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, plastik madde üretiminde AB’de ikinci dünyada yedinci sırada”

Fikri Işık, 2013 yılı verilerine göre dünya ticaretinin yaklaşık 18 trilyon dolar, kauçuk ve plastik sektörü ticaretinin ise 436 milyar dolar gerçekleştiğini belirterek, Türk kauçuk ve plastik sanayisinin, dünya kauçuk ve plastik ihracatından aldığı pay 2002 yılında yüzde 0,7 iken 2013 yılında yüzde 1,62’ye yükseldiğini söyledi.

Sektörün dünya ihracatından aldığı payın yükselmesinin, Türkiye açısından memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Işık, şunları kaydetti:

“Ülkemiz, plastik madde üretiminde AB’de ikinci dünyada ise yedinci sırada yer almakta. TÜİK verilerine göre kauçuk ve plastik sektörü dış ticaret fazlası verirken, sektörün 2013 yılındaki dış ticaret fazlası 2,1 milyar dolara ulaştı. Sektörün 2002 yılında 1,1 milyar dolar olan ihracatı yaklaşık 6,5 kat artışla 2013 yılında 7,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Sektörün 2014 ocak-ekim dönemi ihracatı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,8 artış göstererek 6,4 milyar dolara yükselmiştir. Plastik sektörü, dış ticaret fazlası veren bir sektördür. Sektörün hammaddesinin yaklaşık yüzde 15’i PETKİM tarafından üretilmekte olup, yüzde 85’i ithal yoluyla karşılanmaktadır. Bu konularda yapısal çözümler gerçekleştirmek amacıyla, Hükümet olarak 25 alanda yapısal dönüşüm programını başlattık.”

Bakan Işık, Bakanlık olarak uygulamaya aldıkları Girişimci Bilgi Sistemi (GBS) verilerine göre, 2013 yılında kauçuk ve plastik sektöründe faaliyet gösteren ve bilanço beyan eden firma sayısının 9 bin 423 olduğunu, bu firmaların 157’sinin KOBİ üstü, 646’sının orta ölçekli, 2 bin 797’sinin küçük ölçekli ve 5 bin 823’ünün mikro ölçekli olduğunu açıkladı.

2013 yılında sektörde 48 milyar TL ciro, 3,5 milyar TL faaliyet karı,172 bin 733 kişilik istihdam gerçekleştiği bilgisini veren Işık, şöyle devam etti:

“GBS verileri bize bir hususu net bir şekilde göstermektedir: Ölçek büyüdükçe, ihracat, tasarım ve Ar-Ge yapıldıkça firmalarımızın karlılığı da ürettiği katma değer de artmaktadır. Bu durum, kauçuk ve plastik sektörü için de geçerliliğini korumaktadır. Kauçuk ve plastik sektöründe ihracat yapan bin 859 firmanın faaliyet karlılığı yüzde 7,7 iken, ihracat yapmayan 7 bin 564 firmanın faaliyet karlılığı yüzde 4,2’dir.

Sektörde tasarım yapan 231 firmanın faaliyet karlılığı yüzde 9,9 iken, tasarım yapmayan 9 bin 192 firmanın faaliyet karlılığı yüzde 6,5’dir. Ar-Ge yapan 162 firmanın faaliyet karlılığı yüzde 9,1 iken, Ar-Ge yapmayan 9 bin 261 firmanın faaliyet karlılığı ise yüzde 6,0’dır. Bu rakamlar bize ihracat, tasarım ve Ar-Ge yapmanın, firmaların karlılıklarını net bir şekilde artırdığını gösteriyor.”

“Firmalar, Ar-Ge konusunda ellerini taşın altına koysun”

Fikri Işık, 2013 yılı GBS verilerine göre, kauçuk ve plastik sektörünün, toplam imalat sanayisi cirosunun yüzde 5,2’sini, faaliyet karının yüzde 6,1’ini ve istihdamın ise yüzde 5.5’ini oluşturduğunu ifade etti.

Sektör bilançolarına yansıyan rakamlara bakıldığında ise sektörün, satışlarının yaklaşık dörtte birini yurt dışına sattığını belirterek, sektörün yurt dışı pazarlara açılma konusunda gelişme kaydettiğini söyledi.

Ar-Ge harcamalarının sektörün toplam net satışlara oranının yüzde 0,17 olduğunu dile getiren Işık, bu oranın imalat sanayisi geneli için yüzde 0,22 olduğunu açıkladı.

Ar-Ge etkinliğinin net bir şekilde artırılması gerektiğini vurgulayan Işık, şöyle devam etti:

“2006-2013 dönemi sektördeki faaliyet karlılığı, imalat sanayisi faaliyet karlılığından yüksek. Sektörle ilgili bir diğer dikkati çekici durum ise sektörün 2007-2012 dönemi için yerlilik oranının imalat sanayisi yerlilik oranının altında olmasıdır. Bu durumun, detaylı analizler sonucu sektörün girdi kullanımında kimya sektörüne bağımlılığından kaynaklandığı görülmektedir.

Sektörde faaliyet gösteren firmalarımızın özellikle Ar-Ge konusunda ellerini taşın altına koymalarını istiyoruz. Kimya sektöründe 11 adet Ar-Ge merkezi yer alıyor. Ancak, Bakanlığımız kayıtlarına göre kauçuk ve plastik sektöründe Ar-Ge Merkezinin olmadığını görüyoruz. Sektördeki büyük ölçekli firmalarımızı Ar-Ge Merkezi kurmaya, KOBİ’lerimizi ise teknoparklarda Ar-Ge yapmaya davet ediyoruz.”

Bakan Işık, sektördeki firmaların, TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) desteklerine bugüne kadar toplam 882 proje başvurusu yaptığını, desteklenen 361 projeye 54 milyon TL hibe desteği verildiğini belirterek, TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından desteklenen proje sayısının 453, toplam destek bütçesinin ise 80 milyon TL olduğunu söyledi.

Sektörde faaliyet gösteren 19 bin 87 KOBİ’nin, KOSGEB desteklerinden yeterince faydalanmadığını vurgulayan Işık, 2013 yılında kauçuk ve plastik sektöründe sadece 936 KOBİ’nin 11,5 milyon TL’lik bir destek başvurusunda bulunduğunu sözlerine ekledi.

petrokimya

 

Kaynak : ekonomi.haber7

Benzer Reklamlar

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz