Oktay Sinanoğlu Kimdir?

oktay sinanoglu
oktay sinanoglu

Oktay Sinanoğlu (25 Şubat 1935, Bari – 19 Nisan 2015, Miami, Florida), Türk kimya mühendisi ve akademisyen. Kimya, moleküler biyofizik, biyokimya ve matematik alanlarında dersler vermiştir. 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu’na ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı verilmiştir. Türkiye’de akademik çalışmalarıyla olduğu kadar, Türkçe ile ilgili politik görüşleriyle de tanınmaktadır.
Babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu’nun başkonsolos olarak görev yaptığı İtalya’nın Bari şehrinde doğdu. II. Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından 1939’da ailesiyle Türkiye’ye döndü.

Oktay Sinanoğlu, 1953 yılında TED Ankara Yenişehir Lisesi’nden birincilikle mezun oldu. 1953 yılında okul bursu ile ABD’ye gitti. 1956’da Amerika Birleşik Devletleri’nde, Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden kimya mühendisi olarak mezun oldu. 1957’de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl “Sloan Ödülü”nü kazandı.

Doçentlik tezini tamamlamasının (1958-1959) ardından Berkeley’de teorik kimya alanında doktorasını tamamladı (1959-1960). Doktora danışmanı Kenneth Pitzer’di.

21 Aralık 1963 tarihinde Yale Üniversitesi’nde öğrenci olan Paula Armbruster ile evlendi. Evlilik töreni The Branford College Chapel of Yale’de yapıldı. Bu evliliğin ardından, Dilek Sinanoğlu ile evlendi ve bu evliliğinden ikiz çocukları oldu.

19 Nisan 2015 tarihinde Amerika’nın Florida eyâletinde hayatını kaybetti. Ünlü sanatçı Esin Afşar’ın ağabeyidir. Karacaahmet Mezarlığı’nda annesi Rüveyde Sinanoğlu ve kız kardeşi Esin Afşar Aral’ın yanına defnedilmiştir.

Oktay Sinanoğlu’nun Akademik Kariyeri

1960’ta Yale Üniversitesi’nde öğretim üyesi oldu. 1 Temmuz 1963 tarihinde kimya alanında tam profesörlük unvanı alarak, 20. yüzyılda Yale Üniversitesi’nde “tam profesörlük” unvanını en genç yaşta kazanan öğretim üyesi olduğu açıklandı.[8] İlerleyen zamanlarda, son yüzyılda tam profesörlük unvanını alan en genç ikinci öğretim üyesi olduğu ortaya çıktı. Yale Üniversitesi’nin son 300 yıllık tarihinde tam profesörlük unvanını alan üçüncü en genç öğretim üyesi olduğuna inanılmaktadır.

1964 senesinde Yale Üniversitesi’nde teorik kimya bölümünü kurdu. Yale’deki görevi boyunca, atom ve moleküllerin çok-elektron teorisi (1961) Çözgeniter teorisi (1964), kimyasal tepkime mekanizmaları teorisi (1974), mikrotermodinamik (1981) ve değerlik kabuğu etkileşim teorisi (1983)[13] çalışmalarını gerçekleştirdi. 1988 senesinde, laboratuvar ortamında birleştirilecek olan kimyasalların, birleştirmenin ardından nasıl tepki vereceklerini öngörebilmek amacıyla, kendi geliştirdiği matematik teorilerine dayanan devrimsel bir yöntem olan ve Sinanoğlu indirgemesi[9] olarak adlandırılan yöntemini yayınladı. Yale’de 37 sene çalıştıktan sonra, 1997’de emekli oldu.

Yale’de çalıştığı süre boyunca, çeşitli Türk üniversitelerine, TÜBİTAK’a ve Japan Society for the Promotion of Science (JSPS)’ye[9] danışmanlık yaptı. 1962 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti Oktay Sinanoğlu’na danışman profesör ünvânı verdi.[14] 1975 yılında çıkartılan özel kanunla devlet tarafından kendisine “cumhuriyet profesörü” unvanı verildi. 1966’da kimya dalında “TÜBİTAK Bilim Ödülü”nü, 1973’te kimya dalında “Alexander von Humboldt Research Award”ı ve 1975’te “International Outstanding Scientist Award of Japan”ı kazandı. 1973’te “fahrî büyükelçi” olarak Japonya’ya gönderildi. Sinanoğlu ayrıca Nobel ödülü için iki defa aday gösterildiğini söylemiştir.

1997 yılında Yale’den emekli olmasının ardından Yıldız Teknik Üniversitesi’nde profesör olarak çalışmaya başladı ve 2002 senesine kadar Yıldız Teknik Üniversitesi kimya bölümünde çalışmaya devam etti.

Sinanoğlu birçok bilimsel kitap ve makale yazdı ve birçoklarına da katkıda bulundu. Ayrıca Hedef Türkiye ve Bye Bye Türkçe (2005) gibi eserlere de imza attı.

Yaşamı boyunca kuantum mekaniğine birçok katkıda bulundu. P.A.M. Dirac’in de üzerinde uğraştığı ancak çözemediği Kuantum mekaniği’nde Hilbert uzayının topolojisi ve içerdiği yüksek simetrileri problemini çözdü.

Türkiye’de bulunduğu dönemde çalışmalarını daha çok toplumda bir Türkçe bilinci oluşturmaya adadı ve Türkçenin yabancı dillerin istilası altında olduğunu vurguladı. Eğitim dilinin Türkçe olması gerektiğini ve yabancı dilin takviyeli olarak öğretilmesinin gerektiğini savundu. Türkçede bulunan yabancı kökenli olduğunu söylediği bazı kelimelere çeşitli karşılıklar önerdi.

Ayrıca Türkçenin matematiksel yapısından dolayı en iyi bilim dili olduğunu söylemiştir.

Tüm dünyada kendi adıyla anılan kuramlarına ait kavramların Türkçe karşılıklarını da anadiline kazandırarak “bilim insanlığını” gösterebilmiş bir başka bilim adamımız Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’ nun çalışmalarına anadil ve düşünme açısından yapıcı bir gözle bakarsak çok alıştığımız “elektron” kavramı için türetip kullandığı “eksicik” sözcüğünden bahsederken, “Hiç bilmeyen bir adama eksicik dediğinizde, bunun eksi
ve küçük tanecik gibi bir şey olduğunu anlar” tesbitinde ne kadar haklı olduğunu görürüz.

Correlation terimi gibi “her dalda başka manaya gelen” bir sözcüğe karşılık olarak ise Türkçe de her ayrı anlam için ayrı kelimeler türetilebileceğini öngörür, kendi dalında eksiciklerin birbirlerini iterek hareketlerini saptırmalarının yabancı dil karşılığı “electron correlation” kavramı için “eksiciklerin kaçınımı” tamlamasını türetirken “Konuyu bilmeyen bir bilim adamına “correlation” desen, adamın aklına bambaşka şeyler gelir; ama “eksiciklerin kaçınımı” deyince eksiciklerin birbirinden kaçışmasından söze ettiğin anlaşılır” derken anadilin öğrenmeyi nasıl kendiliğinden oluşan sağlıklı bir düşünme sürecine soktuğunu gösteriyor.

Oktay Sinanoğlu’nun Türkçe İçin Önerdiği Kelimelerden Bazıları

  • Tren – Hızlı Katar
  • Fast Food – Tezyemek
  • Turizm – Gezim
  • Fakülte – Bölümce
  • Fuel Oil – Yakıt Yağ
  • Cafe – Çay Evi/Kahvehane
  • Turist – Gezgin
  • Biyoloji – Dirilbilim
  • Petrol – Neft
  • Psikoloji- Ruhbilim
  • İnternet – Örütbağ
  • Teknoloji- Teknikbilim
  • Medya- Basın-yayın
  • Doktor – Hekim
  • Üniversite – Evrenkent

Ölümü

Ölümü hakkında eşi Dilek Sinanoğlu’nun açıklamalarda bulunmuş. Hekimler Oktay Sinanoğlu’nun yeterince beslenemediği için beslenme tüpü takılmasının gerekli olduğunu söylediler .Beslenme tüpünün tıkanması sonucu besinler ciğere dolması sonucunda derin komaya girdi ve 19 Nisan 2015 tarihinde 80 yaşında öldü. Ölümü hakkında hiçbir tıbbi açıklama yapılmamış ve cenazesi Türkiye’ye gönderilmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*