Klasik mekanik, her gün etkileşimde olduğumuz makroskobik dünyayı kusursuz açıklar. Buna karşılık, kuantum mekaniği de atomik ölçekteki fiziği tanımlamakta bir o kadar başarılıdır. Ancak, bu iki rejim arasındaki sınır çizgisi hala büyük bir gizem barındırıyor. Özellikle modern fiziğin en popüler metaforu olan Schrödinger’in Kedisi durumu, yani bir nesnenin aynı anda iki farklı durumda olması, makroskobik ölçekte nerede başlıyor? İşte bu noktada Avusturya ve Almanya’dan araştırmacılar, kuantum sınırını devasa bir kütle rekoruyla ileriye taşıdı.
170 Bin Atomik Kütle Birimiyle Schrödinger’in Kedisi Deneyi
Viyana Üniversitesi’nden Sebastian Pedalino liderliğindeki ekip, 170.000 atomik kütle biriminden (amu) daha ağır olan sodyum kümelerini gözlemledi. Üstelik bu kütle, bazı viroid ve proteinlerden bile daha büyük bir ağırlığı temsil ediyor. Pedalino’ya göre bu sonuç, Schrödinger’in Kedisi paradoksunun bu ölçekte hala geçerli olduğunu doğrudan kanıtlıyor. Ayrıca, şu an için kuantum mekaniğini değiştirecek alternatif modellere ihtiyaç duymadığımızı da net bir şekilde ortaya koyuyor.
Kuantum kurallarına göre, büyük nesneler bile yerelleşmemiş dalgalar gibi davranır. Fakat biz bu davranışı günlük hayatta göremeyiz. Çünkü nesnenin kütlesi arttıkça, de Broglie dalga boyu

nesnenin kendi boyutundan çok daha küçük bir hale gelir.
Deneyin Kalbi: Dev Parçacıklarda Schrödinger’in Kedisi Durumu
Bu bağlamda Markus Arndt ve Stefan Gerlich yönetimindeki ekip, ultra yüksek vakum altında 77 K sıcaklıkta sodyum atomu kümeleri oluşturdu. Bu kümeler, yaklaşık 160 m/s hızla hareket eden 5.000 ila 1.000 atom içeriyordu. Sonuç olarak bu devasa kütleler, 10^-22 femtometre gibi inanılmaz derecede kısa dalga boylarına ulaştı. (1femtometre=10^-12 m)
Araştırmacılar, bu kısa dalga boylarında girişimi gözlemlemek için Talbot-Lau konfigürasyonunda üçlü bir difraksiyon ızgarası kullandılar. Süreç tam olarak şu şekilde işledi:
- Öncelikle birinci ızgara, kümelere dar boşluklardan yol vererek dalga fonksiyonlarını genişletti.
- Ardından ikinci ızgara, bu dalgayı modüle ederek girişimi oluşturdu.
- Son olarak üçüncü ızgara, oluşan çizgili deseni ölçülebilir hale getirdi.
Bu sonuç, kümenin cihaz içinde ilerlerken sabit bir konumda olmadığını kanıtlıyor. Aksine, parçacık uzayda tek bir nokta işgal etmek yerine konumların süperpozisyonunda, yani tam bir Schrödinger’in Kedisi durumunda bulunuyordu.
Makroskobiklik Rekoru ve Schrödinger’in Kedisi Araştırmalarının Geleceği
Araştırmacılar, deneyin başarısını karakterize etmek için “makroskobiklik” adı verilen bir değer hesapladılar. Bu değer; kuantum durumunun süresini, nesnenin kütlesini ve durumlar arasındaki ayrılma derecesini birleştiriyor. Nature dergisinde detaylandırılan bu çalışmada, makroskobiklik değeri 15.5 seviyesine ulaştı. Kuşkusuz bu rakam, daha önce bildirilen en iyi ölçümden tam on kat daha yüksek bir seviyeyi ifade ediyor.
Markus Arndt, bu dönüm noktasının uzun vadeli bir araştırma programının meyvesi olduğunu belirtiyor. Özellikle Arndt’ın temel motivasyonu oldukça net: “Kuantum mekaniğinin nihai teori mi yoksa belirli bir kütle sınırında değişikliğe mi ihtiyacı olduğunu henüz bilmiyoruz.” Bu yüzden ekip, birer deneyci olarak tarafsız kalmayı ve doğanın bize ne söyleyeceğini görmeyi hedefliyor.
Geleceğin Maceraları ve Açık Sorular
Arndt, bu nesnelerin izole edildiklerinde kendi boyutlarından 10 kat daha büyük bir ölçekte yayılabilmesinden etkilendiğini dile getiriyor. Buna rağmen, bu durumun ne anlama geldiğini anlamanın hala zorlu bir bulmaca olduğunu kabul ediyor. Özellikle bu yayılım ile ölçüm anındaki yerel doğa arasındaki ikilem, hala büyük bir muamma olarak karşımızda duruyor.
Geleceğe bakıldığında, araştırma ekibi şu hedeflere odaklanmayı planlıyor:
- İlk olarak, daha yüksek kütleli nesneler ve daha uzun eşevrelilik (coherence) süreleri üzerinde çalışacaklar.
- Ayrıca, nanobiyolojik materyaller ve farklı metaller üzerinde yeni denemeler yapacaklar.
- Bunun yanı sıra, hassas kuvvet algılama yeteneği sayesinde yeni parçacıkları arayacaklar.
Sonuç olarak Arndt, önlerinde hala yapacak çok iş olduğunu vurguluyor: “Kaynaklar, ışın bölücüler, dedektörler ve soğutma sistemleri üzerinde daha fazla çalışmalıyız. Çünkü bu bizim için gerçekten büyük bir deneysel macera.”
Haberi Derleyen: Dilara SİPAHİ
KAYNAKÇA:
physicsworld.com/a/schrodinger-cat-state-sets-new-size-record/

