Bir organizmanın yaşlanma süreci, ilerleyen doku ve hücre fonksiyon kaybının getirdiği sürekli bir dejenerasyon durumudur. Düzenli hücresel işlevlere müdahale eden ve sonunda hücre ölümüyle sonuçlanan bir hasar birikimi ile ortaya çıkar. Uzun bir süredir mitokondrinin yaşlanma sürecinde önemli olduğu varsayılmaktadır.
Bilim İnsanları Caenorhabditis elegans’ı (C. elegans) bir organizma modeli olarak kullanarak, bu yeni çalışmada mitokondrinin yaşlanmadaki önemini değerlendirmek üzere yola çıktı. Bir dizi mitokondriyal inhibitör uygulandıktan sonra, C. elegans’ın hayatta kalma oranı değerlendirildi.
Bu çalışmada, hayatta kalma süresini belirlemek için solucan ömrünü ölçtüler ve yaşlanma belirteçlerini belirlemek için faringeal kas kasılmasını, lipofuscin pigment birikimini ve ATP seviyelerini ölçüldü.
Bulgularına göre, solucanlara azitromisin, doksisiklin veya ikisinin bir kombinasyonu (sırasıyla büyük ve küçük mitokondriyal ribozomların inhibitörleri) uygulanması, solucanların medyan ömrünü önemli ölçüde artırdı, faringeal pompalama hızlarını iyileştirdi, solucanlardaki lipofusin miktarını azalttı ve tedavi edilmeyen kontrol solucanlarına kıyasla enerji tüketimlerini (ATP seviyeleri) azalttı. Bu bulgular, ilaçların yaşlanmayı geciktirici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Benzer şekilde, tedavi edilen solucanların ortalama ömrü, mitokondriyal kompleks I ve II’nin bir inhibitörü olan DPI ile artırılabilir. Tersine, solucanlara pro-oksidan C vitamini verilmesi enerji tüketimlerini artırmış ve ATP seviyelerinde bir artış göstermiş ancak C. elegans’ın ömrünü uzatmamıştır.
Bu nedenle, uzun ömür analizimiz mitokondriyi hedef alan antibiyotiklerin veya mitokondriyal inhibitörlerin yaşlanmayı durdurabileceğini ve C. elegans’ın ömrünü uzatabileceğini göstermektedir.
Kaynak: news-medical.net/news

