NASA’nın Exoplanet Bilim Enstitüsü ve JPL’den Charles Beichman ile Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü ve JPL’den Aniket Singh önderliğinde yayınlanan makalede, JWST (James Webb Uzay Teleskobu) üzerinde bulunan MIRI (Orta Kızılötesi Aleti)ve koronagrafik maske yardımı ile yapılan gözlemler sonucunda, Dünya’ya en yakın Güneş benzeri yıldız sistemi olan Alpha Centauri‘de bir öte-gezegen (exoplanet) varlığına dair izler tespit edildi.
Bize en yakın güneş benzeri komşumuz Alpha Centauri sistemi, Alpha Centauri A, Alpha Centauri B ve Proxima Centauri yıldızlarını içermektedir. Bu sistem içerisinde bize en yakın yıldız, 4,24 ışık yılı ile kırmızı cüce yıldız olan Proxima Centauri’dir.
JWST, öte-gezegenin Alpha Centauri A’nın etrafındaki hareketi sırasında oluşturduğu termal emisyonları (ısısal yayılım) gözlemledi. MIRI ve diğer teleskopların yardımıyla 2 yıl boyunca devam eden bu gözlem ve araştırmalar, zodyak tozu ile her üç gezegenden ve arka plan kaynaklarından gelen gürültüler nedeniyle ötegezegenin varlığını kesin olarak kanıtlamakta yetersiz kalmıştır.
Eş-yazar Beichmann, Alpha Centauri’nin bize en yakın sistem olması sebebiyle, bulunacak herhangi bir öte-gezegenin, güneş sisteminden başka sistemler hakkında veri toplayabilmek için en iyi fırsatımız olduğunu da vurgulamıştır. Ancak bu yıldızların çok parlak, yakın ve gökyüzünde çok hızlı hareket etmelerinden dolayı dünyanın en güçlü uzay teleskobuyla bile gözlem yapmanın oldukça zor olduğunu da eklemiştir.

Yukarıdaki resimde Alpha Centauri sisteminin üç farklı teleskop yardımı ile çekilmiş görüntülerini görmektesiniz. Soldaki görüntü, yer tabanlı Digital Sky Survey (Dijital Gökyüzü Araştırması) projesinden alınmıştır ve üçlü yıldız sistemini tek bir ışık noktası olarak göstermektedir. Ortadaki görüntü Hubble Uzay Teleskobu’ndan alınmıştır ve A Cent A ile A Cent B’yi ayrı ayrı göstermektedir. Sağdaki görüntü JWST’nin MIRI ve koronagrafından alınmıştır ve A Cent A ile aday gezegeni (S1) göstermektedir.
Bu gözlemler haricinde 2019 yılında JWST tarafından bir öte-gezegen adayı daha (C1) tespit edilmiştir, ancak JWST’nin 2024 ve 2025’te yaptığı yeni gözlemler, C1’in varlığını tekrar tespit edememiştir. Bu durum, gezegenin yörüngesel hareketi nedeniyle gözlemler sırasında görünürlük sınırlarının dışında kalmış olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle, C1’in varlığı hâlâ kesinleşmemiştir ve daha fazla gözleme ihtiyaç vardır.
Eğer gezegenin varlığı kesinleşirse, bu oldukça önemli bir keşif olacaktır. Doğrudan görüntülenen gezegenler arasında, kendi yıldızına en yakın konumda bulunan gezegen olarak kayda geçecektir. Güneş benzeri bir yıldızın yaşanabilir bölgesinde yer alan en yakın gezegen olma özelliğine sahip olacaktır. Gaz devi olması yaşam için uygun olmadığı anlamına gelse de, yakınlığı sayesinde bilimsel araştırmalar için değerli bir gözlem hedefi olarak öne çıkmaktadır.
Derleyen: Nisa ERTEM – Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi
KAYNAKÇA

