Mevcut güneş panellerimiz etkisizdir; güneş enerjisinden ancak zamanın yaklaşık %20’sine kadar güç üretebilirler. Bu nedenle, paneller çok fazla elektrik üretmek için çok fazla alana ihtiyaç duyuyor, bu da zaman zaman ormanların temizlenmesini veya çiftliklerin güneş enerjisine dönüştürülmesini gerektiriyor. Güneş panelleri daha verimli olsaydı, daha küçük paneller bile aynı miktarda elektrik üretebilir ve daha az yer kaplayabilirdi.
Klorofil molekülleri kullanarak yeni bir yolla elektrik üretmek
Lahari Saha, Baltimore County’deki Maryland Üniversitesi’nde Profesör Chris D. Geddes’in laboratuvarında, bitkilerin güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürme kapasitesinden yararlanarak, güneş ışığını emmede üstün olan klorofil gibi biyolojik molekülleri kullanarak yeni bir yolla elektrik üretmek için çalışıyor. Amaç, daha etkili güneş panelleri yaratmak. Saha, elde ettiği sonuçları 22 Şubat Çarşamba günü San Diego, Kaliforniya’da düzenlenecek 67. Yıllık Biyofizik Derneği Konferansı’nda sunacak.
Araştırmacıların amacı, biyolojik moleküllerden elektrik üreterek bu elektriği hasat etmek, cihazlara güç sağlamak için kullanmak ya da daha sonra kullanmak üzere pillerde depolamak. Bu işlemde moleküllerin floresansından yararlanılıyor.
“Her tür floresan molekül ışık yayar. Florofor uyarıldığında enerjisini metal nanoparçacıklara aktarabilir ve parçacıklar birbirlerine yeterince yakınsa elektronları birbirlerinden kopararak akım üretirler” diye açıklıyor Saha. Saha’ya göre bu prosedür klorofil, beta-karoten ya da lutein gibi yüksek ışık emme kapasitesine sahip herhangi bir molekülle gerçekleştirilebilir. Bunların hepsi makul fiyatlıdır ve bitkilerden elde edilmeleri kolaydır.
Bu tür floresan tabanlı güneş panellerinin geri dönüşümü de daha kolay olacaktır, bu da bir başka avantajdır. Halihazırda güneş panelleri silikon gibi pahalı bileşenler kullanmakta ve kurşun ve kadmiyum gibi potansiyel olarak zararlı maddeler içermektedir; bunları elden çıkarma zamanı geldiğinde, güneş panelleri genellikle tehlikeli atık olarak kabul edilmektedir.
Bununla birlikte Saha, güneş panellerindeki moleküllerin çoğunun bitkilerden ve bakır gibi diğer makul derecede yaygın minerallerden elde edileceği ve böylece gelecekte geri dönüşümlerinin daha kolay olacağı konusunda iyimser. Ayrıca, daha uzun ömürlü malzemeler seçerek, güneş panellerinin atılmadan önce daha uzun süre dayanacağını umuyor.
Ancak Saha’nın asıl amacı, kendi deyimiyle “daha küçük ayak izine sahip” daha etkili bir güneş paneli yaratmak. Daha küçük güneş panelleri kullanarak çiftçilerin sadece enerji sağlamak yerine gıda üretimini en üst düzeye çıkarabileceklerini ve ormanların korunacağını umuyor.
Kaynak: techxplore

