Gökbilimciler 1960’lardan bu yana Güneş’in hızlı hareket eden “güneş rüzgârının”, yani güneş sistemine doğru hareket eden enerjik parçacıkların Güneş’ten ayrıldıktan sonra nasıl enerji kazanmaya devam ettiğini merak etmişlerdir. Şu anda Güneş’i inceleyen bir NASA ve bir ESA (Avrupa Uzay Ajansı)/NASA uzay aracının şanslı dizilimi sayesinde, bilim insanlarının Güneş ve Dünya arasındaki güneş aktivitesini daha iyi tahmin edebilmeleri için bulmacanın kritik bir parçası olan cevabı keşfetmiş olabilirler.
Science dergisinin 30 Ağustos 2024 tarihli sayısında yayınlanan bir makale, en hızlı güneş rüzgarlarının manyetik “geri dönüşler” veya güneşin yakınındaki manyetik alandaki büyük bükülmeler tarafından desteklendiğine dair ikna edici kanıtlar sunuyor.
Bilim insanları bu soruya cevap verebilmek için iki farklı uzay aracı kullanmak zorunda kaldı.
Parker, Güneş’in atmosferi ya da “korona” boyunca uçmak üzere tasarlanmıştır.
ESA ve NASA tarafından fırlatılan Solar Orbiter görevi de onu Güneş’e nispeten yaklaştıran ve daha uzak mesafelerde güneş rüzgarını ölçen bir yörüngede.
Keşif, Şubat 2022’de Parker Solar Probe ve Solar Orbiter’ın aynı güneş rüzgârı akımını iki gün arayla ölçmesine olanak tanıyan tesadüfi bir hizalanma sayesinde mümkün oldu. Parker manyetik atmosferin eşiğindeyken Solar Orbiter Güneş’in neredeyse yarısındaydı. “Parker ve Solar Orbiter’ın aynı şeyi ölçtüğünü ilk başta fark etmemiştik.
Parker, Güneş’in yakınında geri dönüş dalgalarıyla dolu bu daha yavaş plazmayı gözlemledi ve ardından Solar Orbiter, ısı alan ancak çok az dalga aktivitesi olan hızlı bir akış tespit etti,” diyor Astrofizik Merkezi’nde astrofizikçi ve çalışmanın diğer eş lideri Samuel Badman. “İkisini birbirine bağladığımızda, bu gerçek bir eureka anıydı.”

Bilim insanları enerjinin Güneş’in koronası ve güneş rüzgârı boyunca en azından Alfvén dalgaları yoluyla hareket ettiğini uzun zamandır biliyorlar. Bu dalgalar enerjiyi, güneş rüzgarını oluşturan maddenin aşırı ısınmış hali olan plazma boyunca taşır. Ancak Alfvén dalgalarının Güneş ile Dünya arasında ne kadar evrim geçirdiğini ve güneş rüzgârıyla ne kadar etkileşime girdiğini belirlemek mümkün değildi- ta ki bu iki görev aynı anda Güneş’e daha önce hiç olmadığı kadar yakın gönderilinceye kadar. Bilim insanları artık korona yakınındaki bu dalgaların manyetik ve hız dalgalanmalarında ne kadar enerji depolandığını ve Güneş’ten daha uzaktaki dalgalar tarafından ne kadar daha az enerji taşındığını doğrudan belirleyebilirler.
Yeni çalışma, geri dönüşler şeklindeki Alfvén dalgalarının, Güneş’ten uzaklaşırken daha hızlı güneş rüzgârı akışında gözlemlenen ısınma ve ivmelenmeyi açıklamak için yeterli enerji sağladığını göstermektedir.
Haber kaynağı: science.nasa.gov/science-research/nasa-esa-missions-help-scientists-uncover-how-solar-wind-gets-energy/
Haberi Derleyen : Elif Tosun – İzmir Ekonomi Üniversitesi – Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Öğrencisi

