Kara Delik ve Tekillik

Monster Black Hole
Monster Black Hole
Abone Ol  


Bu yazımızda Karadelik Tekilliği üzerine konuşuyoruz. Yazılarımı okuyanlar hatırlayacaktır Zamanda Yolculuk yazı dizimin 2.bölümünde Kara Delikler üzerine konuşmuştuk. O yazıdan bir alıntı alayım. “Subrahmanyan Chandrasekhar (19 Ekim 1910, Lahor-21 Ağustos 1995), Hint asıllı ABD’li astrofizikçi. Chandrasekhar Amca, Astrofizikçi William Alfred Fowler ile birlikte yaptığı çalışmalar sonucu 1983 yılında Kara Deliklerin yüksek kütleli yıldızların yaşamlarının son döneminde bir anda olduklarını matematiksel teori haline getirip bu çalışmalardan ve Bilim Dünyasına olan katkılarından dolayı Nobel Fizik Ödülünü kazanmıştır. Subrahmanyan Chandrasekhar’ın çalışmalarında temel dayanaklardan birinde kaynaklara göre: Yarıçapı Güneşin yarı çapından en az 5 kat büyük yıldızlar enerjilerini tükettiklerinde KARA DELİK oluşumu gözlenir.

Birbiri etrafında hızla dönen iki kara delik çevrelerindeki uzay zamanda bir dalgalanma açığa çıkarırlar. Bu dalgalanmalar da dalgalar halinde tüm evrene yayılır. Bu nedenler Kara deliklere ne kadar yakın olursak bu dalgaları da o derece şiddetli hissederiz, ama uzaklaştıkça bu dalgaların evrende yarattıkları etki gittikçe azalır.”

“Tekillik” üzerine konuşalım istiyorum”

Tekillik, genel olarak uzay zaman da bulunan çok küçük bir alanda (dx), çok yoğun oranda kütle bulunmasına bağlı olarak açığa çıkan kütle çekiminin sonsuz değerde olduğu noktaya verilen isimdir. Yani Kara delikleri açığa çıkaran fiziki süreç maddenin bilinen uzaydaki çok küçük bir hacime sıkıştığı bölgede oluşan tekillik noktası olarak biliniyor. Evet çok açık bir cümle değil zaten basit olsaydı bu kadar ilgi çekmezdi. Einstein’in 1915’te Dünyayı değiştiren Genel Görelilik sonuçlarına göre Olay Ufku, ışık ve maddenin artık kaçamadığı bölgeyi sınırlayan kuşağa verilen addır. Bu noktada Olay ufku için günümüz bilgi ve teknolojisi ile herhangi bir fiziksel incelemede bulunamayacağımız bir uzay parçasıdır demek en kolay anlatım olur. Şu ana kadar olay ufkundan ötesini bilinen yasalarla açıklama olanağımız bulunmamakla birlikte orada-ötede ne olup bittiğini bilmenin bir yolu maalesef yok.
Interstaller filminde senarist kendi kurgusu ile film jönünü bir şekilde Kara Delikten ölmeden dışarı çıkarıyorsa da bugün bildiklerimiz ile bu olay sadece senaristin hayal gücünün ürünüdür dememiz çok makul olacaktır.

Evrende kara deliklerin içinde yer alan tekilliği olay ufku sarmaktadır. Bir yıldızın sahip olduğu olay ufku, o yıldızın yaşam döngüsünün sonunda enerjisini yitirip ölüme giden süreçte içine çökmeden önceki kütlesiyle orantılıdır. Örneğin kütlesi 10 Güneş Kütlesine sahip olan bir yıldız içe çöküp kara delik haline geldiğinde çapı 60 km olan bir olay ufkuna sahip olmaktadır. Prof. Dr. Feryal ÖZEL hocamız ve ekibi Monster Kara Delik ile bunu Dünya Bilim Tarihine kanıtları ile sunmuştur. Herhangi bir kara delik beslenme saatinde madde yuttukça olay ufkunu genişletir ve olay ufku genişleyen kara delikte de öncesine oranla daha güçlü bir çekim alanına sahip olur. Kara deliğin olay ufkunda teorik olarak zaman tümüyle durmaktadır. İçimizden biri gönüllü olup Kara Delik için gözlemci olacak olsa ve kara deliğe onun sahip olduğu ufku aşacak kadar yaklaşmayı başarmış olsa. Düşünüyoruz.

Bu arada bu gözlemci bilinç kaybı yaşamıyor ise kendisine baktığı bölge için kara delikten yüzey izlenimi sağlayacak hiçbir özellik veya değişim hissedemeyecektir. Fakat her şey bu kadar basit değil gözlemci canım sıkıldı bahane üretip geri dönme girişimlerinde bulunduğunda maalesef çok geç, artık bu bölgeden kaçamayacağının farkına varır. Bu durumda yandı keten helva, adeta “dönüşü olmayan nokta” ya ulaşmış olur. Kara Delik Işığı bile yuttuğu için karanlıktır gözlemciyi mi serbest bırakacaktı?

Durun daha bitmedi gözlemcimiz olay ufkunun sınırına yaklaşmış, kara delikten yeterince uzaktaki bir gözlemci ile kıyaslandığı vakit, zamanın farklı bir şekilde aktığının farkına varacaktır. Kara delikten uzakta olan gözlemcinin diğerine düzenli aralıklarla ister birer saniye ister beşer saniye aralıklarla el feneri ile ya da lazer ile ışık işaretleri yolladığını düşünelim; Kara deliğe yakın gözlemci bu işaretlerinin frekansı daha yüksek hem de ardışık işaretlerin gönderimindeki zaman aralığı daha da kısal olarak algılayacaktır. Yakında bulunan gözlemci, uzaktaki gözlemciye oranla zamanın daha hızlı aktığı izleminde olacaktır. Uzaktaki gözlemci de aksine, diğerinde meydana gelen şeylerin gitgide daha yavaş seyrettiğini görecek, zamanın daha yavaş aktığı izleniminde olacaktır.

Kara deliğin “tekilliği”ne yaklaşan gözlemciyi etkilemeye başlayan bütün etkilere etkilere “gelgit etkileri” denir. Gelgit etkileri kütle çekim alanının homojen olmayan bir yapıya sahip olması nedeniyle cisimlerin, nesnelerin biçimsizleşmesine yani beynimizde algıladığımız anlamlandırdığımız doğal biçimlerinin dışında görülmesine ya da algılanmasına yol açarlar. Genel olarak “gelgit etkilerinin aktif olduğu bölge” Montser Karadelikte olduğu gibi dev kara deliklerde tümüyle olay ufkunda yer alır. Burada Dev devasa kara delik olarak insanoğlunun ilk kez gerçekçi bir kara delik ile tanışması Monster’ın keşfi ile olmuştur. Devasa yapılı Kara deliklerde gelgit etkileri olay ufkunun sınırını da aşarak etkileşim açığa çıkarır. Bu ne demektir; Kara deliğe yaklaşan bir Astronot-Kozmonot-Taykonot daha olay ufkunu geçmeden parçalanacakken (etki eden kuvvet 1/R2 ile orantılı olduğu için 1.80m boyda olan biri için ayak ve tepe arası mesafede etki eden kuvvet nedeni ile Astronot-Kozmonot-Taykonot ip gibi uzar ve koparak ölür) Dev kara deliklerde ise ona yaklaşan Astronot-Kozmonot-Taykonot, daha sonra “gelgit etkileri” ile yok edilecek olsa dahi olay ufkuna bir güçlükle karşılaşmadan giriş yapacaktır. Yani bir süre daha ölmeden yaşama şansı olacaktır.

Şekilde, Dönen kara deliğin çevresindeki iki yüzey. Olay ufku. Ergosiferin iç sınırıdır. Kutuplarda olay ufkuna dokunan oval biçimli yüzey ise ergosiferin diğer sınırıdır. Ergosiferin içindeki bir parçacık uzay zaman sürüklenmesinde olup dönmeye zorlanır (Penrose süreci).
Buraya kadar olan bölümde Kara Delik beraberinde Tekillik barındırır diye anladık sanırım. Şimdi altta verilecek resme bakalım.

Şekilde, Dönen kara deliğin çevresindeki iki yüzey. Olay ufku. Ergosiferin iç sınırıdır. Kutuplarda olay ufkuna dokunan oval biçimli yüzey ise ergosiferin diğer sınırıdır. Ergosiferin içindeki bir parçacık uzay zaman sürüklenmesinde olup dönmeye zorlanır (Penrose süreci).

Buraya kadar olan bölümde Kara Delik beraberinde Tekillik barındırır diye anladık sanırım. Şimdi altta verilecek resme bakalım.

 

Sevgili okur son soru geliyor? Ya Çıplak Tekillik varsa, (“Tekillik, genel olarak uzay zaman da bulunan çok küçük bir alanda (dx) çok yoğun oranda kütle bulunmasına bağlı olarak açığa çıkan kütle çekiminin sonsuz değerde olduğu noktaya verilen isimdir.”)

Yani; Kara Delik olmadan da Tekillik mevcutsa ne olacak? Sorular, sorular…

Son not: Sevgili okuyucu, bugüne kadar sinema filmlerinde Kara Delik Olarak gösterilen tüm video, resim, fotoğraf HAYAL ÜRÜNÜDÜR. 

Sevgi ile kalın,

Dr. Fırat AKBALIK

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*