- Yaşlı farelerde meme kanserinin akciğerlere yayılma oranı, tümör büyüme hızı aynı kalsa bile belirgin şekilde arttı.
- RAGE adlı iltihap reseptörünün genetik olarak çıkarılması, yaşlı farelerdeki artan metastazı neredeyse tamamen ortadan kaldırdı.
- Bin kişiden fazla hasta verisinde RAGE geninin yüksek ifadesi daha kötü klinik sonuçlarla ilişkilendirildi; bir ilaç adayı insanlarda test ediliyor.
Bilim insanları, meme kanserinin yaşla birlikte neden daha tehlikeli hale geldiğini açıklamaya yardımcı olabilecek bir biyolojik mekanizma ortaya koydu. Georgetown Lombardi Comprehensive Cancer Center’daki araştırmacılar, yaşlı farelerde meme kanserinin akciğerlere yayılma olasılığının, orijinal tümörler genç hayvanlardakiyle benzer hızda büyüse bile belirgin şekilde arttığını gözlemledi. Çalışmanın sorumlu yazarı Dr. Barry Hudson, bu durumda RAGE adlı iltihap ilişkili reseptörün merkezi bir rol oynadığını belirtiyor. Bulgular, 15 Mayıs 2026 tarihinde Communications Biology dergisinde yayımlandı.
Araştırmacılar, RAGE (İleri Glikasyon Son Ürünleri Reseptörü – Receptor for Advanced Glycation End-products) olarak bilinen reseptörün genetik olarak çıkarılmasının, yaşlı farelerdeki artan kanser yayılımını neredeyse tamamen ortadan kaldırdığını buldu. Bulgular, yaşlanma sırasında vücutta meydana gelen değişikliklerin kanserin ne kadar agresif davrandığını etkileyebileceğini öne sürüyor.
RAGE Reseptörü İltihabı Nasıl Tetikliyor?
Çalışma, hücre yüzeyinde bulunan ve iltihaplanma sinyallerini güçlendiren RAGE reseptörüne odaklandı. Yaşlanma, RAGE’i aktive eden S100 ve HMGB1 proteinleri dahil olmak üzere çeşitli moleküllerin düzeyini artırdı.
Bu moleküller hem birincil tümörlerde hem de metastatik bölgelerde tespit edildi. Ortaya çıkan iltihaplanma aktivitesinin, kanser hücrelerinin çevredeki dokuları istila etmesine ve yayılmasına yardımcı olduğu belirlendi.
Pandemi Dönemi Araştırmaya Nasıl Katkı Sağladı?
Araştırma, COVID-19 pandemisi sırasında ortaya çıkan olağandışı bir koşuldan yararlandı. Laboratuvar faaliyetlerinin azalması nedeniyle bazı fare kolonilerinin planlanandan daha uzun süre yaşlanmasına izin verildi. Yaşlı laboratuvar farelerinin bakımı maliyetli ve zaman alıcı olduğundan, bu durum yaşlanmanın kanser ilerlemesini nasıl etkilediğini incelemek için nadir bir fırsat sundu. Ekip, agresif bir meme kanseri türü olan üçlü negatif meme kanserinin üç farklı fare modelinde genç ve yaşlı hayvanları karşılaştırdı.
İnsan Verileri Bulguları Nasıl Destekliyor?
Ekip, bulguların insanlarda bir karşılığı olup olmadığını da araştırdı. Bin kişiden fazla meme kanseri hastasına ait verilerin analizi, RAGE’i kodlayan AGER geninin yüksek ifadesinin, ilişkili iltihap genlerindeki artan aktiviteyle birlikte daha kötü klinik sonuçlarla ilişkilendiğini gösterdi. Bu ilişkiler, RAGE’in hastalarda metastaza neden olduğunu kesin olarak kanıtlamasa da, hayvan deneylerinin klinik açıdan ilgili olabileceğini destekliyor.
RAGE, yaşlanmayla ilişkili çeşitli hastalıklarda tedavi hedefi olarak araştırılıyor. Daha önceki çalışmalar, RAGE inhibitörü TTP488 (azeliragon) adlı ilacın öncül klinik modellerde meme kanseri metastazını baskılayabildiğini göstermişti. Son deneylerde bu ilaç, yaşlı farelerden alınan kan serumuna maruz bırakılan kanser hücrelerinin istilacılığını da azalttı; bu serum normalde hücrelerin daha istilacı davranmasını teşvik ediyordu.
Şu anda yürütülen bir klinik çalışma, kemoterapi gören meme kanseri hastalarında TTP488’i değerlendiriyor ve özellikle güvenlik ile bilişsel sonuçlara odaklanıyor. İlacın insanlarda daha önce olumlu bir güvenlik profili gösterdiği belirtiliyor; ancak meme kanseri metastazını önleme yeteneği henüz kanıtlanmış değil.
Çalışma, kanserin genellikle tümör hücrelerine özgü mutasyonlarla yönlendirildiği düşünülse de, yaşlanma ve iltihaplanma gibi sistemik faktörlerin kanserin davranışını şekillendirmede kritik bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Kanser ölümlerinin çoğu tümörlerin diğer organlara yayılmasından kaynaklandığından, bu etkilerin anlaşılmasının metastazı sınırlamaya yönelik yeni stratejiler belirlemeye yardımcı olabileceği değerlendiriliyor.
Kaynak: scitechdaily.com

