Tarih 1967’yi gösterdiği dönemde sahneye Vera Rubin ve Kent Ford çıkar. Astronom Vera Rubin ve Kent Ford, yakındaki Triangulum ve Andromeda Galaksileri’ndeki gökada yıldızlarının yörünge hızlarını ölçmeyi başarırlar. Tarih 1973’ü gösterdiği aralıkta Vera Rubin ve Kent Ford tarihe düşen sonuçlarını açıklar.
Ortalama galaksinin %90’ı KARANLIK MADDE’yi oluşturuyordu.
Gökadaların merkezden uzak bölgelerindeki yıldızların yörünge hızları beklenenden daha büyük gözlemlenmekteydi. Triangulum galaksisindeki yıldızların parlaklık ölçümlerine göre galaksinin toplam kütlesinin 7 milyar güneş miktarında olması gerekiyordu. Triangulum galaksisindeki yıldızların orbital hız ölçümlerine göre de galaksinin toplam kütlesinin 46 milyar güneş miktarında olması gerekiyordu. Bu iki ölçüme göre, 39 milyar güneş kütlesinin görünmez bir maddeye ait olduğu ortaya çıktı. Ortalama galaksinin %90’ı KARANLIK MADDE’yi oluşturuyordu. Bu sonuç karanlık madde için ilk kanıt oluyordu.

Tarih 1981’i gösterdiği aralıkta Mordehai Milgrom sahneye çıkar. Milgrom, Newton’un İkinci Yasasının çok küçük ivmeler için değiştirerek karanlık madde ve galaksi dönme eğrisi problemlerine alternatif olarak Modifiye Newton dinamiklerini (MOND) önerir. Değiştirilmiş Newton dinamikleri isimli buluş Milgrom tarafında ilk kez kullanılır. Burada şunu söylemekte fayda var: Elmanın kafasına düşmesi ile Newton temel prensibi dediğimiz hadise Newton tarafından anlaşılır bir şekilde açıklanmıştır o gün ve öncesine kadar her meyve olgunlaşma aşamasında nice insanın kafasına elma düşmemişiydi? Yine aynı olaylar dizisince dinamiklerin veya yerçekiminin ivmeye dayalı bir modifikasyonu fikri er ya da geç başka bir astrofizikçi tarafından keşfedilecekti, 1980’lerin başında Milgrom astrofiziksel karanlığa alternatif olarak bir çözüm önerisi sunmuştur.
Milgrom’un Astronomide ilgilenilen sistemlerin sadece büyük ölçekli değil, aynı zamanda düşük iç ivmelerle de karakterize edildiğini ve bunun galaktik sistemlerin kinematiği ve fotometrisindeki bilinen sistematiği açıklayabileceğini anlamak parlak bir fikirdi. Ancak döneminden önceki araştırmacılara verilen tepki yine aynı oldu. Pek önemsenmedi.

Karanlık madde, karanlık enerji için ikinci kanıt olarak Kütleçekimsel Merceklenme ortaya atılmıştır. Buna göre Kütleçekimsel merceklenme, uzaktaki bir kaynak ile gözlemci arasındaki madde (galaksi kümesi gibi) dağılımını ifade eder. Bu kaynaktan gelen ışığın, gözlemciye doğru yolculuk ederken, kütleçekimsel merceklenme olayı sayesinde bükülmesi yeteneğidir.

Tarih 2006’yı gösterdiğinde Kurşun Kümesi keşfedilir. Kurşun Kümesi (1E 0657-56) çarpışan iki kümeden oluşur. Kurşun kümesi hakkındaki çalışmalarda karanlık maddelerin varlığı için bugüne kadarki en iyi kanıtlar arasında yer alır, Ağustos 2006’da açıklanmıştır 4 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunur. Optik gökadalar ve x-ışını gazların birleşiminden bile daha fazla kütleyi temsil eden mavi renkler, karanlık maddenin küme içerisindeki dağılımını gösterir.
Bilinen evrende durum nasıl mı? Onu da başka bir yazıda derleyeceğim. Sevgili okur sizi bilme ama, ben Anakin Skywalker’un Darth Vader’a dönüşümünü yani Yin ile Yang’ı izlemek üzere yerimden ayrılıyorum.
Yazan ve Derleyen: Dr. Fırat AKBALIK
Kaynak: en.wikipedia.org/wiki/Virial_theorem

