Çin asıllı Amerikalı teorik fizikçi ve 20. yüzyılın en etkili bilim insanlarından biri olan Chen Ning Yang, 103 yaşında vefat etti. Yang, sadece Nobel Ödülü kazandığı parite yasaları üzerine yaptığı devrimci çalışmayla değil, aynı zamanda günümüz parçacık fiziğinin temelini oluşturan ancak başlangıçta büyük tepki gören Yang-Mills teorisi ile de tanınıyordu.
Nobel Getiren “Ayna Simetrisinin” Yıkılışı
Yang ve bir diğer genç Çinli fizikçi Tsung-Dao Lee, 1957 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü paylaştı. İkili, o zamana kadar yaygın olarak kabul edilen ve temel atom altı parçacıklara etki eden kuvvetlerin sağ ve sol arasında simetrik olduğunu öne süren “parite yasalarını” çürüten çalışmalarıyla bu onura layık görüldü. Popüler bir dille ifade etmek gerekirse, fizikteki “ayna simetrisi” kavramını yıktılar.
Bu başarı ona 35 yaşında Nobel kazandırsa da, Yang’ın bilime en derin katkısı daha önce yaptığı bir çalışmaydı.
Tarihe Geçen Teori ve Unutulmaz Reddedilme Anı
1953 yılında Yang, Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nda Robert Mills adında bir doktora öğrencisiyle çalışırken, bugün “Yang-Mills teorileri” olarak bilinen fikrin temellerini attı. Bu teori, modern Standart Model’in bel kemiğini oluşturarak zayıf ve güçlü nükleer kuvvetleri başarıyla açıklamaktadır.
Ancak bu devrimci fikir, ilk sunulduğunda felaketle karşılaştı.
Yang, teorisini 23 Şubat 1954’te Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü’ndeki bir seminerde sundu. Dinleyiciler arasında, sivri diliyle tanınan ve kendisinden farklı düşünenlere pek tahammülü olmayan Nobel ödüllü fizikçi Wolfgang Pauli de vardı. Yang daha konuşmasının başındayken Pauli sözünü kesti: “Bu bahsettiğiniz vektör parçacıklarının kütlesi nedir?”
Pauli, sezgisel olarak bu parçacıkların kütlesiz olması gerektiğini, ancak doğada böyle yüklü ve kütlesiz parçacıkların bulunmadığını biliyordu. Şaşıran Yang, konunun karmaşık olduğunu ve kesin bir sonuca varamadıklarını söyledi. Pauli, ölümcül darbeyi vurmak için araya girdi: “Bu yeterli bir mazeret değil.”
Yang, bu sert eleştiri karşısında donakalıp yerine oturdu ve ancak seminer başkanı J. Robert Oppenheimer’ın ricasıyla konuşmasına devam edebildi. Pauli’nin bu tepkisi, Yang’ın kariyerini tehlikeye atmıştı.
Modern Fiziğin Mimarlarından Biriydi
Yang haklıydı: Konu gerçekten de “karmaşıktı”. Çözüm, ancak 1964 yılında Peter Higgs ve diğer bilim insanlarının “Higgs alanı”nı keşfetmesiyle geldi. Bu mekanizma, Yang-Mills teorisindeki vektör parçacıklarının (bugün W ve Z bozonları olarak bildiğimiz) nasıl kütle kazanabildiğini açıklıyordu.
Böylece Yang’ın 1953’teki öngörüsü, yıllar sonra doğrulanarak günümüz fiziğinin temel taşlarından biri haline geldi. Yang-Mills teorisi, Higgs mekanizması ve parite ihlali üzerine yaptığı çalışmalar, bugünün Standart Model‘inin temelini oluşturmaktadır.
Yaşamı ve Kariyeri
Çin’in Hefei kentinde bir matematikçinin oğlu olarak dünyaya gelen Yang, lisans eğitimini Çin’de tamamladıktan sonra kazandığı bir bursla ABD’ye gitti. 1948’de Chicago Üniversitesi’nde, Edward Teller’ın danışmanlığında doktorasını tamamladı ve Enrico Fermi’nin asistanlığını yaptı. Kariyerinin büyük bölümünü Stony Brook Üniversitesi’nde Albert Einstein profesörü olarak geçirdi ve 1999’da emekli olduktan sonra Çin’e dönerek Tsinghua Üniversitesi’nde çalıştı. 2015 yılında ABD vatandaşlığından feragat ettiğini duyurdu.
1950’de evlendiği ilk eşi Chih-li Tu’dan üç çocuğu oldu. Eşinin 2003’teki vefatının ardından Weng Fan ile evlendi. Yang, bilim dünyasında Nobel Ödülü’nün yanı sıra ABD Ulusal Bilim Madalyası (1986) ve Albert Einstein Madalyası (1995) gibi çok sayıda prestijli ödül kazandı.
Kaynaklar:
- bbc.com/news
- theguardian.com/science/2025/oct/21/chen-ning-yang-obituary

