Hayabusa 2 uzay aracı 2020 yılında Ryugu’dan örnekler getirdi ve bu örneklerin küçük bir kısmının analizi yaşam için temel bileşenleri ortaya çıkardı. Ryugu asteroidinden alınan örnekler, RNA’nın dört yapı taşından biri olan urasilin yanı sıra niasin ve canlı organizmalar için önemli olan diğer bileşikleri de içeriyor. Bu durum, yaşamın bileşenlerinin uzay taşları tarafından Dünya’ya getirildiği fikrini desteklemektedir.
RNA’nın Yapı Taşlarından Bazıları Uzaydan Dünyamıza Geldi
2020 yılının sonunda Japonya’nın Hayabusa 2 sondası Ryugu’dan 5,4 gram asteroit tozu getirdi ve çok sayıda laboratuvar analiz için malzemeden küçük örnekler alabildi. Japonya’daki Hokkaido Üniversitesi’nde Yasuhiro Oba ve meslektaşları numuneleri önce 20 saat boyunca sıcak suda, ardından da hidroklorik asitte bekletti. Daha sonra elde edilen çay benzeri özütlerde nükleobazları aradılar. Organik bileşikleri aramak için de benzer bir süreç izlediler.
Bu araştırma için özütlerin sadece yüzde 20 ila 30’u kullanılmış ve araştırmacılar 20 miligramdan daha hafif örneklerle işe başlamış olsalar da urasil ve diğer kimyasal bileşiklerin yerini tespit etmeyi başardılar. Bu maddeler daha önce de dünya dışı kayalarda keşfedilmişti, ancak bu keşifler Ryugu asteroidinden alınan saf örneklerde değil, daha önce Dünya yüzeyindeki elementlere maruz kalmış meteoritlerde yapılmıştı.
Oba, daha önceki araştırmalarda, tespit edilen nükleobazların karasal ortamdan gelen kirleticiler olduğu fikrini tamamen ortadan kaldıramadık, diyor. Araştırmacı, “Bu kez, dikkatli bir kontaminasyon kontrolü altında, Ryugu örnekleri karasal kontaminasyondan arındırılmıştır, bu da urasilin aslında dünya dışı materyallerde mevcut olduğuna dair güçlü bir kanıttır” dedi.
Dünya’ya taşınan Ryugu asteroit örneği tuhaf bir şekilde siyah bir renk tonuna sahip.
Eğer urasil bulunursa, örneklerin küçük boyutları nedeniyle inceleyemediğimiz yaşam için gerekli diğer maddelerin de Ryugu’da bulunabileceği anlamına gelir. Neyse ki NASA’nın 400 gramdan fazla asteroit tozu taşıyan OSIRIS-REx sondası Bennu adlı başka bir asteroitten geri dönüyor ve Eylül 2023’te iniş yapacak.
Oba’ya göre, urasil Bennu’dan gelen materyallerde çok daha fazla miktarda bulunacağından, orada diğer nükleobazların yanı sıra ilgi çekici başka bileşikler de bulmayı umuyoruz.
Ryugu ve Bennu gibi asteroitler güneş sistemimizdeki gezegenlerin oluşumunda önemli bir rol oynadığından, bu maddelerin Dünya’nın erken dönemlerinde de mevcut olduğu neredeyse kesindir. Materyalleri analiz ederek, gezegenimizin erken tarihi boyunca ne tür bir prebiyotik kimyanın mevcut olabileceğini belirleyebiliriz. Yaşam için gerekli bu bileşenler Dünya’ya benzer asteroitlerle taşınmış olabilir.
Kaynak: New Scientist

