Close Menu
  • ANA SAYFA
    • Künye ve İletişim
    • Gizlilik Sözleşmesi
    • Hakkımızda
  • GENEL
    • Güncel
    • Tüm Haberler
    • Son Dakika
  • BİLİM
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Matematik
    • Astronomi
    • Çevre ve İklim
    • Tıp
  • TEKNOLOJİ
    • Bilişim
    • Savunma Sanayi
  • YAŞAM
    • Eğitim
    • Sağlık
  • Bizde Yer Alın

Güncel Kalın

Fizik dünyasındaki en son gelişmeleri, bilimsel analizleri ve teknoloji haberlerini kaçırmamak için e-bültenimize abone olun.

Facebook X (Twitter) Instagram
Gündem
  • Türk Fizikçinin Yaşamın Kökenine Yolculuğu
  • Süperiletken Diyotlarda Programlanabilirlik
  • CERN’deki BASE Deneyi Antimaddeyi Taşımayı Başardı
  • Sıvı Güneş Bataryası: Enerjiyi Moleküllerde Depolayan Yeni Teknoloji
  • Uluslararası Uzay İstasyonu Emekli Olurken Çin’in Uzay Üstünlüğü mü Geliyor?
  • Isı Soğuktan Sıcağa Akabilir mi? Isı Transferinde Yeni Bir Perspektif
  • Okyanuslardaki Mikroplastik Tehdidi Ne Boyutta?
  • Yapay Zeka Plazmanın Sırrını Çözdü: Maddenin Dördüncü Halinde Neler Oluyor?
Facebook X (Twitter) Instagram
FizikHaberFizikHaber
  • ANA SAYFA
    • Künye ve İletişim
    • Gizlilik Sözleşmesi
    • Hakkımızda
  • GENEL
    • Güncel
    • Tüm Haberler
    • Son Dakika
  • BİLİM
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Matematik
    • Astronomi
    • Çevre ve İklim
    • Tıp
  • TEKNOLOJİ
    • Bilişim
    • Savunma Sanayi
  • YAŞAM
    • Eğitim
    • Sağlık
  • Bizde Yer Alın
FizikHaberFizikHaber
» Anasayfa » FizikHaber Güncel Haberler » BİLİM » Fizik » CERN Deneylerinde Yeni Keşif: Altın Oluşumunda Nükleer Hafızanın Rolü

CERN Deneylerinde Yeni Keşif: Altın Oluşumunda Nükleer Hafızanın Rolü

Dilara SipahiDilara Sipahi14/03/2026 Fizik
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
Koyu bir arka plan üzerinde parlayan altın renkli bir çekirdek ve etrafında dönen ışıklı yörüngelerle stilize edilmiş modern bir atom modeli.
Bilim insanları, ekstrem kozmik olayların nasıl altın oluşturduğunu açıklamaya yardımcı olan yeni nükleer sırları gün yüzüne çıkardı. Görsel Kaynağı: AI/ScienceDaily.com
Paylaş
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

Tennessee Üniversitesi (UT) nükleer fizikçileri, CERN’deki ISOLDE tesisindeki deneylerde altının oluşumu ve nükleer hafıza arasındaki ilişkiye dair kritik veriler elde etti. Atom çekirdeğinin geçmişini unutmadığına işaret eden bu bulgular, ağır elementlerin evrendeki kökenini aydınlatmada yeni bir safhayı temsil ediyor. Ataştırmacılar, süreci netleştiren üç büyük keşfe imza atarak yıldızlardaki element üretim süreçlerini anlamamızda yeni bir kapı aralıyor.

Altının Oluşumu ve Nükleer Hafıza İçin CERN ISOLDE Deneyi

Ağır elementlerin oluşumunu açıklayan r-sürecini inceleyebilmek için öncelikle belirli ve özel atom çekirdeklerine ihtiyaç duyuluyordu. Ancak bu çekirdekler doğada bulunmayan, son derece nadir ve kararsız yapılardır. Çalışma, alanında yetkin bilim insanlarından oluşan UT ekibi tarafından, deneysel süreçler ve veri analizleri de ilk yazar Peter Dyszel ve çalışma arkadaşları tarafından yürütüldü.

Araştırma, büyük miktarlarda nadir İndiyum-134 izotopu ile başladı. Nitekim Profesör Grzywacz bu sürecin zorluğunu şu sözlerle ifade etti:

“Bu çekirdeklerin yapılması zordur ve yeterli miktarda çekirdeğin sentezlenmesi yeni teknolojileri gerektirir.”

Bu doğrultuda ekip, CERN’deki ISOLDE Bozunma İstasyonu‘nda görev yaptı. Gelişmiş lazer ayırma teknikleri sayesinde saf İndiyum-134 çekirdekleri ürettiler. Sonuç olarak bu çekirdekler bozunduğunda; Kalay-134, Kalay-133 ve Kalay-132‘nin uyarılmış formlarını ortaya çıkardılar.

İlk Keşif: Altının Oluşumu ve Nükleer Hafıza Yolunda İki Nötronlu Emisyon

İlk olarak fizikçiler, NSF (Ulusal Bilim Vakfı) fonuyla UT’de özel bir nötron dedektörü inşa etti. Bu sayede bilim dünyasında bir ilki başardılar. Özellikle beta-gecikmeli iki nötronlu emisyonla ilişkili nötron enerjilerini ilk kez ölçtüler.

Profesör Grzywacz, bu keşfin önemini şu sözlerle vurguluyor:

“İki nötronlu emisyon en büyük mesele. Bunun zor olmasının nedeni nötronların etrafta zıplamayı (sekme yapmayı) sevmesidir. Gelenin bir mi yoksa iki nötron mu olduğunu söylemek zordur.”

Daha önce yapılan girişimler enerji ölçümünde başarısız olmuştu. Oysa bu çalışma nükleer fizikte tamamen yeni bir alan açıyor. Bu yönüyle araştırma bir dönüm noktası haline geliyor.

İkinci Keşif: Altının Oluşumu ve Nükleer Hafıza Kanıtı “Unutmayan Çekirdek”

İkinci olarak ekibin en sarsıcı başarısı Kalay-133 izotopu üzerindedir. Burada uzun süredir öngörülen tek parçacıklı nötron durumunu ilk kez gözlemlediler. Grzywacz’a göre çekirdek uyarılmış bir halde başlar. Ardından stabilize olmak için enerji salar.

Eski teoriye göre çekirdek, soğumak için nötron saldığında tüm izleri siliyordu. Hatta önceki beta bozunumu olayına dair hiçbir bilgi bırakmıyordu. Bilim insanları buna “amnezi çekirdeği” diyordu. Ancak Grzywacz durumu şöyle düzeltiyor:

“Kalay’ın unutmadığını söylüyoruz. İndiyum’un bu ‘gölgesi’ tamamen yok olmuyor. Hafıza silinmiyor.”

Bu Keşfin Teknik Önemi:

  • Ara Aşama: Gözlemlenen durum, iki nötronlu emisyon dizisindeki kritik bir ara aşamayı temsil eder.
  • Nükleer Yapı: Fizikçiler Kalay-133 çekirdeğinin uyarılmasını tanımlar ve nükleer yapı resmini tamamlarlar.
  • Teorik Keskinlik: Bu bulgu, bazı bozunmaların neden bir, bazılarının iki nötron saldığını açıklar. Çalışma, bunun için gereken çerçeveyi bilim dünyasına sunar.

Üçüncü Keşif: Altının Oluşumu ve Nükleer Hafıza Modellerinde Tennessine Etkisi

Üçüncü olarak ekip bu yeni durumun popülasyonunu inceledi. Beklenmedik bir şekilde, istatistiksel kalıpları izlemeyen bir yapıya rastladılar. Grzywacz, durumu meşhur benzetmesiyle açıklıyor:

“Bir bezelye çorbası yapmıyorsunuz. Yine de çoğu durumda bezelye çorbası gibi davranıyor. Bir şekilde bu istatistiksel mekanizma gerçekleşiyor. Neden olması gerekmediği halde istatistiksel ve neden bizim durumumuzda değil?”

Özetle bu bulgular bilim dünyası için kritik bir uyarıdır. Bilim insanları kararlılıktan uzak bölgeleri keşfettikçe mevcut modeller geçerliliğini yitirebilir. Özellikle Tennessine gibi egzotik çekirdeklerde bu risk yüksektir. Dolayısıyla bu uç sistemleri tanımlamak için yeni teorik yaklaşımlar gerekecektir.

Yeni Keşiflerin Arkasındaki İtici Güç: Merak ve Emek

Bu bilimsel devrim genç bilim insanları için de büyük fırsatlar sunuyor. Peter Dyszel bu isimlerin başında geliyor.

Dyszel, deney sırasında oldukça kapsamlı sorumluluklar üstlendi. Nötron izleme dedektörleri için çerçeveler inşa etti. Aynı zamanda bunları deneysel düzeneğe bizzat monte etti. Elektronik sistemleri kurdu ve beta dedektörlerini bizzat yaptı. Daha sonra test ölçümlerini gerçekleştirdi. Veri toplama yazılımının geliştirilmesine yardım etti. Öte yandan zamanlama sistemlerini ayarladı ve sonuç verilerini analiz etti.

Dyszel, başarısını ekip çalışmasına bağlıyor:

“Bu işin başarısı kısmen meslektaşlarım ve iş birliği yaptığım kişiler sayesindedir. Onların rehberlikleri ve yapıcı katkıları çok önemliydi.”

Aslen Jacksonville, Florida’lı olan Dyszel’in ilgisi bir kimya dersinde başladı. Orada beta bozunumunu öğrendi. Sonuçta nükleer dönüşümlerin yepyeni elementler yaratabilme fikri onu büyüledi:

“Fizik dersine adım atmamla birlikte anında fizik derecesine yöneldim. Dünyanın nasıl çalıştığını anlamaya her zaman ilgi duydum. Fizik, bu merakın peşinden gitmek istediğim yol olmaya devam ediyor.”

Nükleer Hafızanın Sonucu

Kısacası bu üçlü keşif, evrenin ağır element üretimine dair eşsiz veriler sağlıyor. Artık altının sadece yıldız çarpışmalarının bir ürünü olmadığını biliyoruz. Aksine altın, çekirdeğin derinliklerindeki “nükleer hafızanın” bir eseridir. Gelecekte süper ağır çekirdekleri anlamak için muhtemelen yeni bir fizik diline ihtiyaç duyacağız.

Haberi Derleyen: Dilara SİPAHİ

KAYNAKÇA:

www.sciencedaily.com/releases/2026/03/260313002633.htm

çekirdek atom çekirdeği Beta Bozunumu CERN Fizik nötron Nükleer Fizik
Paylaş. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email
Dilara Sipahi
Dilara Sipahi

2001 yılı doğumlu, lise öğrenimini FMV Ayazağa Işık Lisesi'nde tamamlayan Dilara Sipahi şu anda Yeditepe Üniversitesi Fizik Bölümü 3.sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir. Akademik ilgileri arasında optik, fotonik ve kuantum fiziği öne çıkmaktadır. Bilimin sadece laboratuvarlarda ve teoride kalmaması gerektiğine inanarak, edindiği teknik bilgileri Fizik Haber platformunda herkes için anlaşılır bilimsel içeriklere dönüştürmektedir. Amacı, en karmaşık teorileri bile sade bir dille sunmak ve Türkiye’deki bilim iletişimine katkı sağlamaktır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Türk Fizikçinin Yaşamın Kökenine Yolculuğu

28/03/2026Yazar: Emir Kantar

Süperiletken Diyotlarda Programlanabilirlik

27/03/2026Yazar: Hasan Ongan

CERN’deki BASE Deneyi Antimaddeyi Taşımayı Başardı

25/03/2026Yazar: Dilara Sipahi
Yazarlar
  • 1 Ahmet Berkay UZ
    • Dört Ayaklı Robot Merdivene Tırmanıyor
  • 1 Atalay Bozdoğan
    • Malzeme Keşfinde Yapay Zeka: Foundation Modellerin Devrimi
  • Berril Kara Berril Kara
    • Evrenin İlk Yıldızları: Yeni Bulgular Kozmik Tarihi Yeniden Yazıyor
  • 1 Çağan Arda Başak
    • Yapay Zeka Plazmanın Sırrını Çözdü: Maddenin Dördüncü Halinde Neler Oluyor?
  • Çağrı Ceylan Çağrı Ceylan
    • Ortam Basıncında Yüksek Sıcaklık Süperiletkenlik Rekoru Kırıldı
  • 1 canozen
    • Bir Akıllı Saati Akıllı Telefona Bağlamaya Gerek Olmadan Kullanmak Mümkün Mü?
  • 1 Çınar Güleryüz
    • Pervitin Nedir?
  • Dilara Sipahi Dilara Sipahi
    • CERN’deki BASE Deneyi Antimaddeyi Taşımayı Başardı
  • 1 Ejder Aysun
    • 3 Cisim Problemi Sandığımız Kadar Kaotik Değil mi?
  • Elif Gül Türkmen Elif Gül Türkmen
    • Genel Görelilik Penceresinden ‘Tatooine’ Çıkmazı
  • 1 Emir Kantar
    • Türk Fizikçinin Yaşamın Kökenine Yolculuğu
  • Emrecan Doğu Emrecan Doğu
    • Dr. Burcu Ayşen Ürgen ile Bilişsel Hesaplamalı Nörobilim
  • 1 Ennur SAYGI
    • Nükleer Reaktörlerin Gizemi Antinötrinolar ile Çözülüyor
  • Erdem Gözay Erdem Gözay
    • 2025 Nobel Fizik Ödülünü Kazanan İsim
  • 1 Mithat Erdem Doğan
    • Fizikçiler Termodinamiği Kuantum Çağı İçin Yeniden Yazdı: Isı ve İş Sınırı Netleşti
  • 1 Fatma Nida Ocak
    • Daha akıllı, daha çevreci optik kablosuz iletişim için kuantum ilkelerinden yararlanma
  • Hasan Ongan Hasan Ongan
    • Süperiletken Diyotlarda Programlanabilirlik
  • Yusuf Havvat Yusuf Havvat
    • Nötrinosuz Çift Beta Bozunması Ölçümlerinde Gürültü Azaltma Yaklaşımları
  • 1 incicakir
    • Binalarda 3 Boyutlu Cam Tuğlalar
  • 1 muhammedkagany
    • Türbin Motorlarında Enerji Verimliliği ve Performans
  • 1 Selin Karavul
    • Kurşun Kalemle Elektron Kaynağı
  • 1 Semih Sümer
    • Yapay Zekaya Yaratıcılığı Öğretmek Mümkün mü?
  • 1 Yaren Doruk
    • Erken Evren’de Kuark-Gluon Plazması
Bizi Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • Pinterest
  • LinkedIn
  • WhatsApp
Çok Okunanlar

Tanışma soruları: Karşınızdaki kişiyi tanımak için sorulacak sorular

21/02/2024Yazar: Hasan Ongan

Türkiye’de Etkili Rüzgarlar

25/07/2021Yazar: Hasan Ongan

2025 Nobel Fizik Ödülünü Kazanan İsim

07/10/2025Yazar: Erdem Gözay

Monofaze ve Trifaze Nedir? Aralarında Ne Fark Vardır?

13/04/2022Yazar: Hasan Ongan
Fizik Haber

HASON Yayıncılık
Adres: Adalet Mah Anadolu Cad.
Megapol Tower 41/81
Bayraklı / İzmir – Turkiye
UETS:   15623-26967-42627
Whatsapp:   +90 533 335 46 58
E-mail: fizikhaber@gmail.com

Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest YouTube WhatsApp
Editörün Seçtikleri

Atom Numarası 30 Olan Çinko Elementini Tanıyalım

29/03/2023

Kombinasyon Hesaplayıcı

16/08/2023

İlk İnsanlar Ateşi Nasıl Kullandılar?

28/06/2022
Bu Ay Öne Çıkanlar

CERN’deki BASE Deneyi Antimaddeyi Taşımayı Başardı

25/03/2026Yazar: Dilara Sipahi

Türkiye’de Etkili Rüzgarlar

25/07/2021Yazar: Hasan Ongan

Türk Fizikçinin Yaşamın Kökenine Yolculuğu

28/03/2026Yazar: Emir Kantar
© 2026 Fizik Haber. Tüm Hakları Saklıdır.
  • Home
  • Buy Now

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.