Güneş sisteminden erken dönmelerinden olduğu düşünülen 4 milyar yaşında olduğu hesaplanan devasa bir kuyruklu yıldız keşfedildi. Yaklaşık 80 mil çapında. Güneş sisteminin kenarından geçmekte olan kuyruklu yıldız saatte 22.000 millik hıza sahip.
Neyse ki, Dünya Satürn arası mesafeyi düşünürsek Güneş’e asla 1 milyar milden daha yakın olmayacak. Bu olay 2031’de olacak.
UCLA Astronomi Profesörü Jewitt, güneş sistemindeki en eski nesneler arasında yer alan kuyruklu yıldızların, devasa dış gezegenler arasında yerçekimsel olarak belirsiz bir şekilde güneş sisteminin dışına savrulan cisimler olduğunu belirtti.
Profesörü Jewitt’in çalışması Astrophysical Journal Letters’da yer buldu.
Güneş sisteminin dışına itilen kuyrukluyıldızlar, güneş sistemini milyarlarca mil derinliğe kadar çevreleyen geniş bir kuyruklu yıldız rezervuarı olan Oort bulutunda yer aldıklarını sözlerine ilave etti.
Tipik bir kuyruklu yıldızın milyonlarca mil uzunluğundaki muhteşem kuyruğu yıldız üzerinde değişik bir ambians oluşturuyor.
Kuyruklu Yıldız C / 2014 UN271 olarak adlandırılan ve astronomlar Pedro Bernardinelli ve Gary Bernstein tarafından keşfedilen bu devasa kuyruklu yıldızın çekirdeği 85 mil kadar büyük olabilir.

Jewitt, “Bu kuyruklu yıldız, güneş sisteminin daha uzak kısımlarında göremeyecek kadar zayıf olan binlerce kuyruklu yıldız için kelimenin tam anlamıyla buzdağının görünen kısmı” dedi.
“Bu kuyruklu yıldızın her zaman büyük olması gerektiğinden şüphelendik çünkü bu kadar büyük bir mesafede çok parlak olarak gözlenebildi ve artık büyüklüğünü de onaylıyoruz dedi.
Bu kuyrukluyıldız, astronomlar tarafından bir kuyrukluyıldızda görülen en büyük çekirdeğe sahiptir. Jewitt ve meslektaşları, NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu’nu kullanarak çekirdeğinin boyutunu belirledi. Çekirdeği, bilinen kuyruklu yıldızların çekirdeklerinden yaklaşık 50 kat daha büyüktür. Kütlesinin, güneş’e çok daha yakın bulunan tipik bir kuyruklu yıldızın kütlesinden yüz bin kat daha büyük olan 500 trilyon ton olduğu tahmin ediliyor.
Macau Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Man-To Hui, “Bu, güneş’ten hala çok uzaktayken ne kadar aktif olduğu göz önüne alındığında inanılmaz bir nesne” dedi. “Kuyruklu yıldızın oldukça büyük olabileceğini tahmin ettik, ancak bunu doğrulamak için en iyi verilere ihtiyacımız vardı.”
Böylece araştırmacılar Hubble’ı 8 Ocak 2022’de kuyruklu yıldızın beş fotoğrafını çekmek için kullandılar ve kuyrukluyıldızın radyo gözlemlerini de analizlerine dahil ettiler.
Jewitt, kuyrukluyıldızın şu anda güneş’ten 2 milyar milden daha az olduğunu ve birkaç milyon yıl içinde Oort Blutu’ndaki alanına geri döneceğini söyledi.
Kuyruklu yıldız C / 2014 UN271, ilk olarak 2010 yılında güneş’ten 3 milyar mil uzaktayken gözlemlendi. O zamandan beri, yer ve uzay tabanlı teleskoplar tarafından yoğun bir şekilde incelenmiştir.
Bu kuyrukluyıldızın ölçülmesindeki zorluk, onu saran devasa tozlu ortamdan — toz ve gaz bulutundan — katı çekirdeğin nasıl belirleneceğiydi.
Kuyruklu yıldız şu anda çekirdeğinin Hubble tarafından görsel olarak çözülmesi için çok uzakta. Bunun yerine, Hubble verileri çekirdeğin bulunduğu yerde parlak bir ışık dalgası gösteriyor. Hui ve meslektaşları çekirdeği saran kütlenin yani yıldız bulutunun bir bilgisayar modelini yaptılar.
Hubble görüntülerine uyacak şekilde ayarladılar. Sonra komanın ışıltısını çıkardılar ve çekirdeği geride bıraktılar.
Hui ve ekibi, çekirdeğin parlaklığını Şili’deki Alma Radyo teleskop verileri ile karşılaştırdılar.
Yeni Hubble ölçümleri Alma’dan önceki boyut tahminlerine yakındı.
Ancak ikna edici bir şekilde daha önce düşünülenden daha koyu bir çekirdek yüzeyi önermekteydi.
Kuyruklu yıldız 1 milyon yıldan fazla bir süredir Güneş’e doğru hareket ediyor.
Oort bulutunun trilyonlarca kuyrukluyıldızın yuvalandığı yer olduğu düşünülüyor.
Jewitt, Oort bulutunun güneş ile Dünya arasındaki mesafenin birkaç yüz katından Alpha Centauri sistemindeki güneşimize en yakın yıldızların mesafesine kadar en az dörtte birine kadar uzandığını düşünüyor.
Bu arada güneşten sonra en yakın yıldız Alpha Centauri dir. Bize olan mesafesi de 4,3 yıldır.
Jewitt’e göre, Oort bulutunun kuyruklu yıldızları milyarlarca yıl önce devasa dış gezegenlerin çekimi ile güneş sisteminden atıldı.
Profesör, çok uzaklardaki kuyruklu yıldızların, yalnızca yörüngeleri geçen bir yıldızın yerçekimi çekişi tarafından bozulursa güneşe ve gezegenlere doğru yönelim gösterebileceğini belirtti.
İlk olarak 1950’de Hollandalı astronom Jan Oort tarafından hipotezlenen Oort bulutu hala bir teori olmaya devam ediyor.
Çünkü onu oluşturan kuyruklu yıldızlar doğrudan gözlemlenemeyecek kadar zayıf ve uzak.
Bu kuyruklu yıldızların bu kadar uzakta bulunmaları güneş sisteminin en büyük yapısının incelenmesini de zorlaştırdığı sonucu doğuruyor.
Kaynak: Scientiststudy

