Dondurulmuş Testis Dokusu Yirmi Yıl Sonra da Yaşayabilir

Dondurulmuş Testis Dokusu Yirmi Yıl Sonra da Yaşayabilir
Daha önce donmuş nakledilen sıçan germ hücreleri ve spermini gösteren kısır fare testisinin enine kesiti. KREDİ Eoin Whelan, Whelan ve diğerleri, 2022, PLOS Biology, CC-BY 4.0 (https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/)

Pennsylvania Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden Eoin Whelan ve meslektaşları tarafından açık erişimli PLOS Biyoloji dergisinde yayınlanan kemirgenlerde yapılan yeni bir araştırmaya göre, kriyoprezervasyona uğramış erkek testis dokusu 20 yıldan uzun bir süre sonra yeniden yerleştirilebilir ve canlı sperm üretebilir.

Kriyoprezervasyon Nedir?

Kriyoprezervasyon terimi, Yunancadaki kryo (soğuk) ve Latince’deki servare (koru, kurtar, sakla), oluşan ve hücre ve dokuların dondurulması ve depolanması anlamına gelmektedir.
Bunlar, eksi 196 santigrat derece soğuklukta, hasar görmeden veya eskimeden yıllarca sıvı azot içinde depolanır (dondurularak saklanabilir). Dokuların, belirli sıvılar tarafından korunduğu ve hücrelere zarar vermemek için yavaşça dondurulduğu özel bir prosedürdür. Kriyoprezervasyon, çocuk isteği tıbbında önemli bir rol oynamakta ve önem kazanmaya devam etmektedir.

Yazımıza tekrardan dönersek;

Bununla birlikte, sadece kısa bir süre donmuş olan dokuya kıyasla, uzun süreli gecikme doğurganlığın düşmesine neden olur. Bulgular, kemoterapiden önce testis dokusunun toplanmasından ve dondurulmasından faydalanabilecek kanser hastası erkeklerin tedavisi için büyük sonuçlar doğurabilir.

Çocukluk çağı kanserleri için sağkalım oranı son birkaç on yılda çarpıcı bir şekilde artmıştır, ancak tedavinin ciddi bir yan etkisi daha sonraki yaşamda doğurganlığın azalmasıdır.

Potansiyel bir tedavi, en azından kısa süreli donmadan sonra doğurganlığı geri kazanmak için makak modelinde yakın zamanda gösterilen bir prosedür olan kök hücreleri içeren testis dokusunu hasat etmek, dondurmak ve yeniden yerleştirmek olacaktır.

Dokunun alınmasından sonra on yıl veya daha uzun süre kanserli prepubertal çocuklar için reimplantasyon mümkün olmayabilir, bu da donmuş spermatojenik kök hücrelerin (SSC’LER) ne kadar süre hayatta kalabileceği sorusunu gündeme getirir.

Bunu bulmak için araştırmacılar, laboratuarlarında 23 yıldan fazla bir süredir kriyoprezervasyona uğramış sıçan spermatojenik kök hücrelerini çözdüler ve onları yabancı dokuyu reddedecek bir bağışıklık tepkisi olmayan çıplak farelere yerleştirdiler.

Uzun süre dondurulan spermatojenik kök hücrelerin yaşayabilir sperm üretme kabiliyetini, sadece birkaç ay donmuş spermatojenik kök hücrelerle ve hepsi birkaç on yıl boyunca korunan tek bir sıçan kolonisinden taze toplanmış spermatojenik kök hücrelerle karşılaştırdılar.

Araştırmacılara göre, uzun süre donmuş ssc’ler fare testisini kolonize etti. Sonrasında da  yakın zamanda toplanan doku örneklerinden herhangi birinden SSC’LERİN yanı sıra verimli sperm üretimi için gerekli tüm hücre tiplerini üretti.

Uzun süre dondurulan spermatojenik kök hücreler, diğer numunelere kıyasla benzer gen ekspresyonu değişiklikleri profillerine sahipken, daha az uzayan spermatid ürettiler ve bu da yüzme spermini oluşturmaya devam etti.

Bu sonuçların birkaç önemli sonucu vardır.

İlk olarak, zamanla kök hücre potansiyelinin gerçek kaybını yansıtmayabilecek, dondurularak saklanan hücrelerin potansiyelini belirlemede biyokimyasal veya hücresel biyobelirteçlere güvenmek yerine SSC canlılığının yerinde test edilmesinin önemine işaret ederler.

İkincisi, şu anda reimplantasyon için insan spermatojenik kök hücreler genişletebilecek hiçbir protokol olmasa da – bu tedavinin klinik gelişimi için bir gereklilik – bu tür protokollerin, insan SSC’lerinin sıçanlarınkileri taklit ettiğini varsayarak, canlılığın zamana bağlı bozulmasını dikkate alması gerekebilir.

Sonunda ve bu iyi haber.
Uzun süreli kriyoprezervasyon sırasında canlılık hiçbir şekilde kaybolmaz, bu da çocukluk kanserleri başarıyla tedavi edilen erkek çocukların üreme seçeneklerini iyileştirmek için canlılık kaybının temel faktörlerini tanımlamanın ve azaltmanın mümkün olabileceğini düşündürür.

Son olarak, ve bu iyi haber, uzun süreli kriyoprezervasyon sırasında canlılığın kaybolmaması, başarılı bir şekilde tedavi edilen çocukluk çağı maligniteleri olan erkeklerin üreme beklentilerini iyileştirmek için canlılık kaybının ana itici güçlerini tanımlamanın ve azaltmanın mümkün olabileceğini ima ediyor.

Whelan, “Çalışmamız sıçan spermatogonyal kök hücrelerinin 20 yıldan uzun bir süre etkili bir şekilde korunabileceğini, infertil bir alıcı hayvana nakledilebileceğini ve azaltılmış bir oranda da olsa sperm yapma yeteneğini geri kazanabileceğini gösterdi” diye devam ediyor.

Bu, kanser tedavisi gören prepubertal erkeklerde doğurganlığı geri kazanmanın bir yolu olabilir.”

Kaynak: eurekalert

Benzer Reklamlar

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz