Kahve, insanların uyanık kalmasına yardımcı olmanın yanı sıra yenilenebilir yakıtların kullanımı için de bir uyarıcı görevi görebilir. Çok uluslu bir araştırma ekibi, atık kahve telvesi kullanarak biyodizel üretmek için yeni bir teknik geliştirdi.
Ekstra malzeme girdisine ihtiyaç duyulmadan, bu atık malzemede bulunan besinler sayesinde Chlorella vulgaris mikroalgleri yetiştirilebiliyor. Mikroalgler kullanılmış kahve telvelerinin yüzeylerine yapışarak orada büyüyor ve biyodizel yapımında kullanılan lipitleri, alkil zincirlerini ve diğer elementleri biriktiriyor. En iyi biyodizel, alglerin her gün 20 saat, geceleri ise sadece dört saat ışığa maruz bırakılmasıyla elde edilmiştir.
Analizler, elde edilen biyodizelin ABD ve Avrupa standartlarına uygun olduğunu, çok az kirletici madde oluşturduğunu ve motorlarda iyi performans gösterdiğini ortaya koyuyor.
Bilim insanları kahve yakıtlı bu gelişmeyi alkışlayarak, “kullanılmış kahve telvesine bağlı mikroalglerden elde edilen biyodizel, gıda ürünleriyle rekabeti önleyerek yeni hammadde ticarileştirmesi için cazip bir aday olabilir. Ayrıca, biyoyakıt elde etmek amacıyla yağ çıkarmak için palmiye ağaçlarının sökülmesi, bu yeni hammadde kullanılarak azaltılabilir. Bu da Güneydoğu Asya’da sera gazı emisyonlarının artmasına ve ormansızlaşmanın devam etmesine neden olmaktadır.
Biodizel Üretimi
Biyodizel yapmak için bitkisel yağlar, sarı gres, artık yemeklik yağlar veya hayvansal yağlar kullanılır. Yakıtı (bir yan ürün) oluşturmak için katı ve sıvı yağları gliserin ve biyodizele dönüştüren bir işlem olan transesterifikasyon kullanılır.
100 pound(1 pound=0,453 kg) biyodizel ve 10 pound gliserin oluşturmak için kabaca 100 pound yağ veya katı yağ, bir katalizör (tipik olarak sodyum hidroksit [NaOH] veya potasyum hidroksit [KOH]) (veya gliserol) varlığında 10 pound kısa zincirli alkol (genellikle metanol) ile birleştirilir. Gliserin olarak bilinen bir yan ürün, kozmetik ve ilaç üretiminde sıklıkla kullanılan bir şeker türüdür.
Biyodizele dönüştürülmemiş geri dönüştürülmüş gresler, ham veya rafine bitki yağı veya rafine bitki yağı biyodizel değildir ve araçlar için yakıt olarak kullanılmamalıdır.
Düşük seviyeli bitkisel yağ karışımları, katı ve sıvı yağlar (trigliseritler) biyodizelden önemli ölçüde daha viskoz olduğu için uzun süreli motor tortuları, segman yapışması, yağlama yağı jelleşmesi ve motor ömrünü kısaltabilecek diğer bakım sorunlarına neden olabilir.
Kaynak: insights.globalspec.com/article/19651/coffee-algae-biodiesel

