Merkezinden dışarıya doğru oluşmuş çıkıntılarında yıldız, gaz ve toz bulutu barındıran Sarmal Galaksiler; yoğun yer çekimi altında çöken hidrojen gazı bulutları ile başlayan, kesin olarak bilinemeyen fakat milyarlarca yıl aldığı düşünülen karmaşık süreçlerle evrimleşirler. Bu gökadaların olgunlaşması sürecinde; merkez bölgelerin dış taraftaki bölgelere kıyasla daha hızlı dönmesi sonucu, diferansiyel rotasyon aracılığıyla, kendi sarmal modellerini geliştirir ve sarmal kollar boyunca yıldız oluşumunu etkileyen yoğunluk dalgaları meydana getirirler.
Zamanla; şu anda gözlemlenen galaksiler, daha küçük çaptaki galaksilerin birleşmesi ile daha da gelişirler.
Bizlerin de içinde bulunduğu Samanyolu Galaksi’si, evrimsel yolculuğunda ilerlerken yavaş yavaş dönüşen galaksilerden biridir. Fakat Cenevre Üniversitesindeki astronomların yaptığı son çalışma, bize galaktik evrimi yeniden düşünmemizi salık
veren en uzak sarmal galaksinin varlığını gösterdi.
Aşırı büyük kütleli bu galaksinin keşfi , James Webb Uzay Teleskobu’ ndan elde edilen veriler sonrası ‘Astronomy and Astrophysics’ dergisinde yayımlandı.
Galaksiye; Işık ve kozmik zaman arasındaki bağlantıyı simgeleyen, Çin mitolojisinde gözlerini sadece açıp kapamasıyla bir gün ve geceyi yaratan ejderha ‘Zhúlóng‘ un ismi verildi. Bu galaksi Büyük Patlamadan sadece bir milyar yıl sonra oluşmuş ve şu ana kadar bulunmuş en uzak Sarmal galaksi ve erken yaşına rağmen, galaksi şaşırtıcı derecede de gelişmiş bir yapıda.
“ Bu Galaksiye, Çin mitolojisinde ‘Meşale ejderhası’ olarak bilinen Zhúlóng‘ un adını verildi.
Zhúlóng, gözlerini açıp kapamasıyla gece ve gündüzü yaratan güçlü, kırmızı bir güneş ejderhasıdır.”
İsmini bir mitten alan Zhúlóng; yapısı, büyüklüğü ve barındırdığı yıldız miktarı açısından Samanyolu Galaksi’ siyle şaşırtıcı benzerlikler taşıyor. Diski 60.000 ışık yılından daha geniş olmakla beraber içinde 100 milyar güneş kütlesini aşan miktarda yıldız da bulunuyor. Bu özellikler akabinde Zhúlóng ‘ u, Samanyolu Galaksi’ sine en çok benzeyen galaksilerden biri haline getiriyor. Fakat bütün bu verilerden öte Zhúlóng‘u özel kılan etmen: Bu kadar komplike ve düzenli bir sarmal yapının evrenin çok erken dönemlerinde oluşmuş olması. Bu durum bizi, Büyük Spiral Galaksilerin oluşumu ile ilgili bildiklerimizi yeniden sorgulamaya davet ediyor.
Zhúlóng galaksisi, JWST’nin ‘PANORAMIC’ araştırması sırasında keşfedildi. Bu araştırma, teleskobun “Saf Paralel” adı verilen özel bir modu kullanılarak geniş gökyüzü alanlarının verimli bir şekilde görüntülenmesini sağlıyor. Bu yöntem özellikle, son derece nadir olan devasa galaksilerin bulunmasında önemli bir rol oynuyor.
Araştırma ekibi şimdi JWST ve Atacama Büyük Milimetre/Milimetre-altı Dizisi (ALMA) ile yeni gözlemler yaparak Zhúlóng’un özelliklerini doğrulamayı ve zaman içindeki evrimini daha iyi anlamayı hedefliyor.
Zamanın Başlangıcına Yolculuk
Zhúlóng’un keşfi, galaksi evrimi anlayışımızda bir devrim yaratıyor! Büyük Patlama’dan yalnızca bir milyar yıl sonra, böylesine devasa ve olgun bir sarmal galaksinin varlığı, sarmal yapıların oluşum süresine dair tüm bildiklerimizi altüst ediyor. JWST’nin geniş alan taramaları ile astronomlar, evrenin şafağında oluşmuş benzer spiral galaksileri ortaya çıkarmayı umuyor. Bu bulgular, evrenin ilk çağlarındaki galaksi oluşum süreçlerini anlamamızda çığır açabilir.
Kaynak : Spiral Galaxy Seen Near the Beginning of Time – Universe Today
Haberi Derleyen: Berril Kara – İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü – Fizik Bölümü Öğrencisi
