Kanser Aşılarında Biyologların Yeni Hedefleri

Kanser Aşılarında Yeni Hedefler
Kanser Aşılarında Yeni Hedefler

Bilim insanları aşı vasıtasıyla kanserle savaşmanın yolunu son on yıldır araştırıyor. Deneysel kanser aşıları, tümör üzerinde bulunan kanser proteinlerinin parçalarını enjekte ederek bağışıklık sistemi ile bir tümörü yok etmesi üzere tasarlanmıştır.

Ancak şimdiye kadar bu aşıların hiçbiri FDA tarafından onaylanmadı, bazıları klinik deneylerde melanom ve bazı akciğer kanseri türlerini tedavi etme edebileceği üzerine görüş belirttiler.

MIT araştırmacıların kanser aşılarına hangi proteinlerin dahil edileceğine karar vermeleri gerekiyordu. Bu amaçla yaptıkları çalışmalarda belirli kanser proteinlerine karşı aşılamanın genel T hücresi tepkisini artırabileceğini ve farelerde tümörleri küçültmeye yardımcı olabileceğini buldu.

Araştırma ekibi, tanımladıkları protein türlerine karşı aşılamanın, bu proteinleri hedefleyen uyuyan T hücre popülasyonlarını yeniden uyandırmaya yardımcı olabileceğini ve genel bağışıklık tepkisini güçlendirdiğini buldu.

Biyoloji Profesörü Tyler Jacks, “Artık tüm antikanser bağışıklık tepkileri eşit değil ve aşılamanın etkili bir şekilde göz ardı edilen bir hedefe karşı güçlü bir tepki de ortaya çıkarmakta” diyor.

Tyler Jacks Bütünleştirici Kanser Araştırmaları Enstitüsü ve çalışmanın kıdemli yazarıdır.

T Hücreleri Rekabeti

Hücreler kanserleşmeye başladığında, sağlıklı hücrelerde görülmeyen mutasyona uğramış proteinler üretmeye başlarlar. Neoantijenler olarak da adlandırılan bu kanserli proteinler, vücudun bağışıklık sistemini bir şeylerin ters gittiği konusunda uyarabilir ve bu neoantijenleri tanıyan T hücreleri kanserli hücreleri yok etmeye başlar.

Ancak T hücreleri de tükenebilir. Çünkü T hücrelerini devre dışı bırakan ve tümörün kontrolsüz büyümesine izin veren bir bağışıklığı baskılayan bir ortam ortaya çıkabilir.

Bilim adamları, kanser aşılarının bu T hücrelerini gençleştirmeye ve tümörlere saldırmalarına yardımcı olabileceğini umuyor.

Son yıllarda bilim insanları spesifik kanser aşılarına ilave edilmesi amacıyla hasta tümörlerinde neoantijenleri tanımlamakta kullanılan yöntemler geliştirmeye çalıştılar. Bu aşılardan bazıları, klinik deneylerde melanom ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserini tedavi etmek için umut vaat ediyordu.

MIT’den Burger, “Bu terapiler, bir hasta alt grubunda şaşırtıcı bir şekilde çalışıyor, ancak büyük çoğunluğunda maalesef hala çok iyi yanıt vermiyor” diyor.

“Laboratuvarımızdaki araştırmaların çoğu, bunun nedenini ve bu hastalardan daha fazlasının yanıt vermesini sağlamak için terapötik olarak neler yapabileceğimizi anlamaya çalışmayı amaçlıyor ” şeklinde açıklaması da var.

Önceki çalışmalar, çoğu tümörde bulunan yüzlerce neoantijenin yalnızca küçük bir kısmının bir T hücresi yanıtı oluşturduğunu göstermiştir.

Yeni MIT çalışması, bunun neden olduğuna ışık tutmaya yardımcı oluyor. Araştırmacılar akciğer tümörlü fareler üzerinde yapılan çalışmalarda T hücrelerinin alt kümelerinin birbirleriyle rekabet ettiğini buldular.

Şöyle oluyordu farklı kanserli proteinleri hedefleyen T hücreleri oluştukça baskın bir alt küme T hücresi popülasyonu ortaya çıkıyordu. Yani T hücreleri de birbirleriyle rekabet ediyorlardı. T hücreleri tükendikten sonra, çevrede kalıyorlar ve tümörde bulunan farklı proteinleri hedef alan rekabet eden diğer T hücre popülasyonlarını baskılıyorlardı. Kısa olarak mekanizma böyle çalışıyordu.

Ancak Burger fareleri hedeflenen neoantijenlerden biri ile aşılarsa  bu T hücre popülasyonlarını canlandırabileceğini keşfetti. Ona göre bu bastırılmış tepkileri belirlemeye çalışmak ve özellikle onları hedeflemek, aşı tedavilerine hasta tepkilerini iyileştirebilirdi”

Kanserli Hücrelerin Küçülmesi

Araştırmacılar başarının en büyüğünü antijeni T hücrelerine veren bağışıklık hücrelerine zayıf bağlanan neoantijenlerle aşılarken elde ettiler.

Akciğer tümörlü fareleri aşılamakta neoantijenlerden birini kullandıklarında, tümörlerin ortalama yüzde 27 küçüldüğünü de buldular.

Burger, “T hücreleri daha fazla çoğalır, tümörleri daha iyi hedefler ve fare modelimizde terapi sonucunda akciğer tümörü yükünde genel bir azalma görüyoruz” diyor.

Gelecekteki çalışmalarda, araştırmacılar, bu aşılama stratejisini, kontrol noktası inhibitörleri adı verilen ve bitkin T hücrelerini frenleyebilen ve onları tümörlere saldırmaya teşvik edebilen kanser ilaçları ile birleştirecek terapötik yaklaşımları test etmeyi umuyorlar.

Bu yaklaşımı destekler şekilde, bugün yayınlanan sonuçlar da aşılamanın, kontrol noktası tedavilerine iyi yanıt verdiği gösterilen belirli tipteki T hücrelerinin sayısını artırdığını göstermektedir.

Kaynak: news.mit.edu/2021/tumor-vaccine-t-cells-0916

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*