Close Menu
  • ANA SAYFA
    • Künye ve İletişim
    • Gizlilik Sözleşmesi
    • Hakkımızda
  • GENEL
    • Güncel
    • Tüm Haberler
    • Son Dakika
  • BİLİM
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Matematik
    • Astronomi
    • Çevre ve İklim
    • Tıp
  • TEKNOLOJİ
    • Bilişim
    • Savunma Sanayi
  • YAŞAM
    • Eğitim
    • Sağlık
  • Bizde Yer Alın

Güncel Kalın

Fizik dünyasındaki en son gelişmeleri, bilimsel analizleri ve teknoloji haberlerini kaçırmamak için e-bültenimize abone olun.

Facebook X (Twitter) Instagram
Gündem
  • Sentinel-6 Uyduları El Niño ve Kasırgaları İzliyor
  • Mısır Çölü’nde 70 Milyon Yıllık Köpek Balığı Mezarlığı Keşfedildi
  • Skyrmion Topolojisi Optik İletişimi Güçlendiriyor
  • Yeni Manyetizma Türü Keşfedilmiş Olabilir mi?
  • Hasta Hareketi Proton Minihüzme Radyoterapisi Dozunu Etkiliyor
  • Radyasyon Yeleği Astronotların Kanser Riskini Düşürüyor
  • Sentetik Hücre SpudCell
  • Matematiğin Büyülü Dünyası: 5 Hızlı Bilgi ve Çözülemeyen Problemler
Facebook X (Twitter) Instagram
FizikHaberFizikHaber
  • ANA SAYFA
    • Künye ve İletişim
    • Gizlilik Sözleşmesi
    • Hakkımızda
  • GENEL
    • Güncel
    • Tüm Haberler
    • Son Dakika
  • BİLİM
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Matematik
    • Astronomi
    • Çevre ve İklim
    • Tıp
  • TEKNOLOJİ
    • Bilişim
    • Savunma Sanayi
  • YAŞAM
    • Eğitim
    • Sağlık
  • Bizde Yer Alın
FizikHaberFizikHaber
» Anasayfa » FizikHaber Güncel Haberler » BİLİM » Astrofizik » Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Oranı Sabit mi ?

Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Oranı Sabit mi ?

Hasan OnganHasan Ongan01/05/2025 Astrofizik
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Oranı Sabit mi ?
Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Oranı Sabit mi ?
Paylaş
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

Hiç düşündünüz mü: Evrenin bir köşesindeki bir galaksiyle bir insanın yapısı arasındaki temel fark nedir? Aslında, her şey aynı malzemeden fakat farklı kombinasyonlar ile oluşmuştur. Hepimiz aynı yapıtaşından meydana geliyoruz: atomdan.

Peki, atom nedir? Genellikle bir çekirdek ve onun etrafında dönen elektronlardan oluşur diye tanımlarız. Evet, bu tanım doğrudur, fakat insan zihninin bunu daha iyi kavrayabilmesi için biraz daha derine inmek gerekir. Hangi atomdan bahsedersek bahsedelim, üç temel parçacıktan söz ederiz: proton, nötron ve elektron. Peki bu parçacıklar nelerdir?

Proton, iki aşağı (down) ve bir yukarı (up) kuarktan oluşan bir temel çekirdek parçacığıdır. Nötron ise iki yukarı ve bir aşağı kuarktan meydana gelir. Elektrona gelince elektrik akımını oluşturan bu parçacık bazı tanımlamalara göre, elektron “saf enerji” gibidir, yani başka daha küçük bileşenlere ayrılmaz ve temel bir parçacıktır.

 

Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Oranı Sabit mi ?
Nötron ve protonun yapıtaşları: Nötron, 2 yukarı kuark ve 1 aşağı kuarktan oluşan protonun aksine, 2 aşağı kuark ve 1 yukarı kuarktan oluşur. Bu konfigürasyon ona sıfır elektrik yükü verir. Credits: MissMJ

Şimdi biraz daha büyük ölçekte düşünelim: Bu madde, yani atomlardan oluşan her şey, kendine özgü bir özellik taşır—kütleçekimi. Evrenin herhangi bir noktasında bu madde yeterince yoğunlaştığında, uzay-zamanı büker ve çevresindeki cisimleri kendine çeker.

Bugün sahip olduğumuz gözlemevleri ve teleskoplar sayesinde bu etkiyi gözlemleyebiliyoruz. Örneğin, yeterince uzaktan güneş sistemimize bakarsak, Dünya’nın, Mars’ın, Jüpiter’in ve diğer tüm gezegenlerin Güneş’in etrafında döndüğünü görürüz. Aynı şekilde bir galaksiyi incelediğimizde de, içindeki gezegen ve yıldız sistemlerinin galaksinin merkezi etrafında döndüğünü gözlemleyebiliriz.

Buraya kadar her şey oldukça tutarlı görünüyor. Ancak şimdi sizinle bir gözlem paylaşacağım—ve bu bakış açınızı değiştirebilir.

Hayalî bir senaryo düşünelim: Güneş benzeri bir yıldızın etrafında dönen gezegenler var ve hepsi kütleçekimi sayesinde yörüngede kalıyor. Şimdi, aynı yapıda başka bir sistem hayal edin. Bu sistemde de gezegenler merkez etrafında dönüyorlar, ancak ortada onları çekecek bir kütle yok.

Aslında evrende gözlemlediğimiz bazı durumlar buna benzer. Bazı gök cisimlerinin hareketlerini açıklamak için, var olduğunu göremediğimiz ama etkisini hissettiğimiz ekstra kütlelere ihtiyaç duyuyoruz. İşte bu görünmeyen maddeye karanlık madde diyoruz.

Peki, tüm bu düzenin içinde başka bir gariplik daha var. Gözlemler bize yalnızca karanlık maddeyi değil, aynı zamanda çok daha gizemli bir başka varlığı işaret ediyor: karanlık enerji.

Şöyle düşünelim: Evrenimiz bir balon gibi genişliyor. Ancak bu genişleme sadece normal bir hızda değil her geçen saniye daha da hızlanarak sürüyor. İşte burada karanlık enerji devreye giriyor. Onu göremiyoruz, tutamıyoruz, herhangi bir cihazla doğrudan ölçemiyoruz. Fakat sonuçlarını görebiliyoruz: galaksilerin birbirinden uzaklaşma hızını, ışığın zamanla nasıl gerildiğini, boşluğun kendisinin nasıl enerji taşıdığını…

Karanlık enerji öyle tuhaf ki, onun varlığı uzayın kendisinden kaynaklanıyor olabilir. Sanki evrenin dokusu, kendi içinde bir “genleşme arzusu” taşıyor. Madde birbirini çekerken, karanlık enerji tam tersini yapıyor: uzayı itiyor. Bu yüzden galaksiler arasındaki boşluk her geçen an biraz daha büyüyor. Ve bizler, bir anlamda bu kozmik gerilimin ortasında yaşıyoruz.

Ve bu gerilim zaman zaman değişiyor. Evrenin ilk zamanlarına baktığımızda yoğunluğun artması ile karanlık maddenin baskın olması ve evrenin genişleme hızının yavaşlaması, günümüzde ise karanlık enerjinin baskın gelip evrenin genişleme hızını arttırması gözlemleniyor. Bu bize aşağıdaki başlık hakkında bir sinyal veriyor.

Madde – Karanlık Madde – Karanlık Enerji Oranı Değişiyor mu?

Karanlık madde, madalyonun sadece bir yüzüdür. Diğer yüzünde ise karanlık enerji yer alır. Ve bizim doğrudan gözlemleyip tecrübe ettiğimiz kısım ise görünür evrendir.

Bilim insanları doğayı daha iyi anlayabilmek için onu modeller ve çeşitli yönlerden inceler. Bu konuda da evren; karanlık madde, karanlık enerji ve görünür madde olarak üç kısımdan oluşan bir sistem şeklinde modellenmiştir.

Zamanla yapılan gözlemler ve elde edilen veriler ışığında, bilim insanları evrenin bileşimini şu şekilde belirlemişlerdir:

Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Oranı Sabit mi ?
Evrenin kozmolojik yapısını gösteren pasta grafik. (© INFN)

Evrenin bileşimi zamanla değişiyor gibi görünse de bu, doğrudan oranların mutlak olarak değiştiği anlamına gelmez. Bunun yerine, evrendeki genel dinamikler, yani genişleme hızı ve kütleçekim etkileri değiştikçe, karanlık madde ve karanlık enerjinin etkileri zaman içinde farklı ağırlıklara sahip olur. Büyük Patlama’nın hemen sonrasında evren çok yoğundu ve bu yoğunluk, karanlık maddenin yerçekimsel etkisini daha baskın hale getiriyordu. O dönemde, karanlık madde evrenin şekillenmesinde belirleyici rol oynuyordu.

Ancak evren genişledikçe, karanlık maddenin etkisi azalmaya başladı. Bunun nedeni; evrenin genişlemesi ile beraber evren içerisindeki madde yoğunluğunun azalması ve seyrelmesi oldu. Bu da zamanla, karanlık enerjinin evren üzerindeki itici etkisinin baskın hale gelmesine yol açıyor.

Karanlık Madde ve Karanlık Enerji Oranı Sabit mi ?
Creative Commons (CC)

(Burada bir parantez açmak istiyorum: Evrenin genişlemesi ile ilgili birçok hipotez bulunmakta fakat bunlar arasında bilim camiasında en çok kabul gören hipotez evrenin genişleme hızının giderek artması olduğu için temel olarak bu konuşulmaktadır. Fakat diğer birçok hipotezide göz ardı etmemek gerekir.)

Özetle, oranlar statik değil, dinamik etkiler zaman içinde değişiyor. Evrenin toplam bileşimi yüzdelik olarak hâlâ yaklaşık %68 karanlık enerji, %27 karanlık madde ve %5 görünür madde şeklinde tanımlanıyor. Fakat bu bileşenlerin etkinlik seviyeleri yani evrenin evrimindeki rollerinin büyüklüğü kozmik zaman içinde ciddi değişimler gösteriyor. Bu da evrenin geleceği hakkında yapılan tahminleri karanlık enerji ekseninde daha karmaşık hale getiriyor.

Kaynak: astronomy.com/science/are-the-percentages-of-dark-matter-and-dark-energy-stable/

Haberi Derleyen: Taha İŞLEYEN –  Sivas Cumhuriyet Üniveritesi Fizik Bölümü Öğrencisi

Paylaş. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email
Hasan Ongan
Hasan Ongan
  • Website

1968 İstanbul doğumlu olan Hasan ONGAN ilk, orta ve lise eğitimini İzmir-Karşıyaka’da tamamladı. 1993 yılında ODTÜ Fizik Bölümü ve 2013 yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar özel sektörde Planlama ve Arge Departmanlarında çalıştı. Özel sektördeki en son görevi Planlama Baş Mühendisliği olan Hasan Ongan aynı zamanda Fizik ve Matematik dersleri vermeye devam etti. Özel sektörden 2009 yılında ayrıldıktan sonra çeşitli okul ve dershanelerde görev yaptı. 2012 Kasım ayından itibaren kendisine ait eğitim amaçlı web sitesini kurdu. Bu site aracılığıyla, konu anlatımlarını, soruları ve çözümlerini, öğrencilerle paylaşmaktadır. Özel ilgi alanları Üniversiteden beri devam etmekte olan Astronomi ve Astrofizik’tir. Üniversitede Amatör Astronomi Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürütmüştür. 2023'ün Kasım ayında OPS Journal adında hakemli ve akademik bir dergi de kurmuş, OPSCON konferansları düzenlemeye başlamıştır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Sentinel-6 Uyduları El Niño ve Kasırgaları İzliyor

15/09/2026Yazar: Hasan Ongan

Mısır Çölü’nde 70 Milyon Yıllık Köpek Balığı Mezarlığı Keşfedildi

11/09/2026Yazar: Hasan Ongan

Skyrmion Topolojisi Optik İletişimi Güçlendiriyor

10/09/2026Yazar: Dilara Sipahi
Yazarlar
  • 1 Ahmet Berkay UZ
    • Dört Ayaklı Robot Merdivene Tırmanıyor
  • 1 Asiye Sevinç
    • Etki-Tepki Dengesi Sarsılıyor mu?
  • 1 Atalay Bozdoğan
    • Malzeme Keşfinde Yapay Zeka: Foundation Modellerin Devrimi
  • Berril Kara Berril Kara
    • Evrenin İlk Yıldızları: Yeni Bulgular Kozmik Tarihi Yeniden Yazıyor
  • 1 Çağan Arda Başak
    • James Webb Evrenin Karanlık Sırrını Çözdü mü?
  • Çağrı Ceylan Çağrı Ceylan
    • Kuantum Tünelleme: Aşırı Soğuk Atomlarla Yeni Keşif
  • 1 canozen
    • Bir Akıllı Saati Akıllı Telefona Bağlamaya Gerek Olmadan Kullanmak Mümkün Mü?
  • 1 Çınar Güleryüz
    • Pervitin Nedir?
  • Dilara Sipahi Dilara Sipahi
    • Skyrmion Topolojisi Optik İletişimi Güçlendiriyor
  • 1 Ejder Aysun
    • 3 Cisim Problemi Sandığımız Kadar Kaotik Değil mi?
  • Elif Gül Türkmen Elif Gül Türkmen
    • Genel Görelilik Penceresinden ‘Tatooine’ Çıkmazı
  • 1 Emir Kantar
    • Küçük Kuantum Sistemleri Büyük Klasik Ağları Geride Bırakıyor
  • Emrecan Doğu Emrecan Doğu
    • Dr. Burcu Ayşen Ürgen ile Bilişsel Hesaplamalı Nörobilim
  • 1 Ennur SAYGI
    • Nükleer Reaktörlerin Gizemi Antinötrinolar ile Çözülüyor
  • Erdem Gözay Erdem Gözay
    • 2025 Nobel Fizik Ödülünü Kazanan İsim
  • 1 Mithat Erdem Doğan
    • Fizikçiler Termodinamiği Kuantum Çağı İçin Yeniden Yazdı: Isı ve İş Sınırı Netleşti
  • 1 Fatma Nida Ocak
    • Daha akıllı, daha çevreci optik kablosuz iletişim için kuantum ilkelerinden yararlanma
  • Hasan Ongan Hasan Ongan
    • Sentinel-6 Uyduları El Niño ve Kasırgaları İzliyor
  • Yusuf Havvat Yusuf Havvat
    • Nötrinosuz Çift Beta Bozunması Ölçümlerinde Gürültü Azaltma Yaklaşımları
  • 1 incicakir
    • Binalarda 3 Boyutlu Cam Tuğlalar
  • 1 muhammedkagany
    • Türbin Motorlarında Enerji Verimliliği ve Performans
  • 1 Selin Karavul
    • Kurşun Kalemle Elektron Kaynağı
  • 1 Semih Sümer
    • Yapay Zekaya Yaratıcılığı Öğretmek Mümkün mü?
  • 1 Yaren Doruk
    • Erken Evren’de Kuark-Gluon Plazması
Bizi Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • Pinterest
  • LinkedIn
  • WhatsApp
Çok Okunanlar

Uzay Vakumu Öngörülenden Önce Bozulacak

02/09/2024Yazar: Hasan Ongan

Türkiye’de Etkili Rüzgarlar

25/07/2021Yazar: Hasan Ongan

Dünya’nın Manyetik Kutuplarındaki Uzay Kasırgaları

07/09/2024Yazar: Hasan Ongan

Tanışma soruları: Karşınızdaki kişiyi tanımak için sorulacak sorular

21/02/2024Yazar: Hasan Ongan
Fizik Haber

HASON Yayıncılık
Adres: Adalet Mah Anadolu Cad.
Megapol Tower 41/81
Bayraklı / İzmir – Turkiye
UETS:   15623-26967-42627
Whatsapp:   +90 533 335 46 58
E-mail: fizikhaber@gmail.com

Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest YouTube WhatsApp
Editörün Seçtikleri

Girenden Daha Fazla Enerji Çıkışı

13/12/2022

DNA ile Kilo Alma Arasındaki İlişki

21/06/2024

James Webb NGC 346’yı Fotoğrafladı

22/10/2023
Bu Ay Öne Çıkanlar

Bor Nedir? Bor Nerelerde Kullanılır?

03/12/2020Yazar: Hasan Ongan

Navier-Stokes Denklemlerinin Üç Boyutlu Kararsız Varyantı

04/01/2025Yazar: Hasan Ongan

Skyrmion Topolojisi Optik İletişimi Güçlendiriyor

10/09/2026Yazar: Dilara Sipahi
© 2026 Fizik Haber. Tüm Hakları Saklıdır.
  • Home
  • Buy Now

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

Yorumlar Yükleniyor...