250 milyon yıllık polenler, radyasyonun büyük yok oluş felaketinde bir faktör olduğunu ima ediyor.
Fosil olarak korunmuş polen taneleri, Dünya’nın en kötü kitlesel yok oluş olayına ölümcül bir UV radyasyon darbesinin neden olmuş olabileceğini düşündürüyor.
Araştırma, yaklaşık 250 milyon yıl önce meydana gelen Permiyen-Triyas kitlesel yok oluş olayına ait polenlerin, tehlikeli UV-B ışığına karşı koruma sağlayan “güneş koruyucu” kimyasallar içerdiğini ortaya koydu. O dönemde tüm deniz ve kara türlerinin yaklaşık %80’i yok olmuştu.
Bir insan saçının yaklaşık yarısı çapında olan ve güney Tibet’te ortaya çıkarılan kayalara gömülü olarak keşfedilen küçük taneler, 6 Ocak’ta Science Advances dergisinde yayınlanan çalışma için lazer ışını kullanımını içeren yeni bir teknik kullanılarak incelendi.
Fotosentez, bitkilerin ışığı enerjiye dönüştürme yöntemi olsa da, kendilerini tehlikeli UV-B radyasyonundan korumak için de bir yönteme ihtiyaç duyarlar.
Araştırmanın eş yazarı ve Birleşik Krallık’taki Nottingham Üniversitesi’nde bitki paleobiyolojisi profesörü olan Barry Lomax’a göre UV-B, insanlar için olduğu kadar bitkiler için de zararlı. “Bitkiler kimyalarını değiştirebilir ve [eczaneye] gitmeye gerek kalmadan kendi güneş koruyucu kimyasal eşdeğerlerini yaratabilirler. Kimyasal bileşimleri UV-B ışığının yüksek enerjili dalga boylarını dağıtarak polen tanelerinin korumalı dokularına nüfuz etmesini önler.”
Lomax’a göre bu örnekte, radyasyon artışı bitkilerin fotosentez yapma kapasitelerini azaltarak onları yavaşlattı ve bu da sonunda kısırlaşmalarına yol açtı. Sonuç olarak, bitkiler radyasyon dalgası tarafından tamamen öldürülmedi. Eşeyli üremenin olmaması, UV-B’nin bitkileri hızla kızartmasından ziyade nihayetinde yok olmaya yol açıyor.
Uzmanlar uzun zamandır, bugünkü modern Sibirya’da önemli bir volkanik olay olan Sibirya Tuzakları patlamasının, Dünya’daki beş ana yok oluş olayından biri olan Permiyen-Triyas yok oluşuna yol açan bir “paleoiklim acil durumunu” tetiklediği varsayımında bulunuyor. Dünyanın iç kısımlarında derinlere gömülü olan karbon bulutları bu felaketle birlikte stratosfere sürüklenmiştir.
Uzmanlara göre bu da “Dünya’nın ozon tabakasında bir çöküşe yol açarak” küresel bir ısınma olayına neden oldu.
Lomax’a göre, “ozon tabakası inceldiğinde, işte o zaman daha fazla UV-B ile karşı karşıya kalırsınız.”
Bilim insanları ayrıca UV-B radyasyon patlaması ile bunun bitki dokularının kimyasını nasıl değiştirdiği ve Lomax’a göre “böcek çeşitliliğinin kaybına” neden olduğu arasında bir bağlantı buldular.
Lomax’a göre, “bu durumda, bitki dokuları otçullar için daha az çekici ve daha az sindirilebilir hale geldi.”
Bitki yaprakları, yetersiz nitrojen içerdikleri için onları tüketen böcekler için tatmin edici değildi. Bu durum, bu yok oluş olayı sırasında böcek popülasyonlarının neden bu kadar sert bir şekilde düştüğünü açıklamaya yardımcı olabilir.
Kaynak: Live Science – eurekalert.org/news-releases/975624

