Standart görünür ışık teleskopları kullanan astronomlar, radyo teleskoplarını gökyüzüne doğrultuklarında radyo dalgalarının noktasal kaynaklarını incelenmeye başladılar. Bazı örneklerde bir süpernova kalıntısı, bazılarında oldukça büyük bir yıldız doğum alanı ve bazılarında da uzak bir galaksi keşfedildi. Bununla birlikte, radyo dalgası nokta kaynaklarının keşfedildiği bazı yerlerde bir yıldıza benzeyen bir nesne dışında fark edilebilir bir kaynak keşfedilmedi.
“Kuasar” terimi, ‘qausi-yıldız radyo kaynakları’ olarak adlandırılmıştır. Bu kaynakların galaksimizdeki yıldızlar olmayacağı, çok uzaklarda bulunmaları gerektiği keşfedildi. Şu anda bu nesnelerin, çok uzak bazı galaksilerin merkezlerinde olabileceği düşünülen süper kütleli kara delikler nedeniyle bir tür yoğun faaliyetin sürdüğü galaksilerin son derece parlak çekirdekleri olduğuna inanıyoruz.
Kuasalar, evrendeki aktif galaksilerde son derece parlak galaktik çekirdekler olan aktif galaktik çekirdeklerin (AGN’ler) bir alt sınıfıdır. Tüm AGN’ler kuasar değildir, ancak tüm kuasarlar AGN’dir.
Hubble Yasası’nı kullanarak, bir kuasarın Dünya’ya olan uzaklığının kırmızıya kaymasıyla birlikte arttığını göstermek mümkündür. Tespit edilen Dünya’ya en yakın kuasarların uzaklığı yaklaşık 250 Mpc iken en uzak olanlar ise yaklaşık 8600 Mpc’tir. Kuasarların muazzam uzaklıklarına rağmen Dünya’dan görülebilmeleri, onların son derece parlak olduklarını göstermektedir.
Kuasarlar Nasıl Oluşur?
Bir galaksinin merkezindeki süper kütleli kara delik aktif olarak madde tüketiyorsa galaksinin aktif olduğu söylenir. Süper kütleli kara deliğin tükettiği çok miktarda madde olduğundan tüm madde aynı anda kara deliğe giremez; sarmal bir yığılma diski oluşturur.
Madde içeren devasa bulutlar diskin içine düşer, bulutun iç kısımları kara deliğin etrafında dış kısımlardan daha hızlı döner.
Sonuç olarak bu bulutları büken ve kara deliğin etrafında ışık hızının %10’u ile %80’i arasında değişen hızlarda hareket etmelerine neden olan bir kesme kuvveti meydana gelir. Hızla hareket eden gaz bulutlarından kaynaklanan bu sürtünme ısı üreterek diskin aşırı derecede ısınmasına ve parlamasına neden olur. Buna ek olarak, diskteki malzemenin bir kısmı son derece parlak manyetik olarak toplanmış bir jetle kara delikten uzaklaşır. Sıcak yığılma diski ve jet bir araya gelerek evrenin çok uzaklarından görülebilen son derece parlak bir ışıltı üretir. Bu parlaklık ve enerji, kuasarın evrenin en parlak ve uzak nesnelerden biri olmasına neden olur.
Genç Evrende Galaksilerin Doğuşuna Dair Bir Fikir
Evrenin erken dönemlerindeki en parlak kuasarlar 2019 yılında Hubble tarafından keşfedildi. Güçlü kütleçekimsel mercekleme, gökbilimcilerin 20 yıllık araştırmanın ardından eski kuasarları bulmalarına yardımcı oldu. Kuasar ile Dünya arasında, kuasardan gelen ışığı büken ve kütleçekimsel merceklenme olmadığında olacağından üç kat daha büyük ve elli kat daha parlak görünmesine neden olan soluk bir galaksi yer alıyor. Hubble’ın keskin görüşü ile bu olağandışı nesnenin, evrenin sadece birkaç milyar yaşında olduğunda galaksi oluşumunun ilk aşamalarına dair bir fikir veriyor.
Bu gizemli fenomenler bilimin sınırlarını zorlayarak evrenimizin bilinmeyenlerini araştırmak için önemli bir role sahiptirler.
Kuasarlar hakkında aşağıdaki derlemelerimize ulaşabilirsiniz:
Kaynaklar:
- esahubble.org/wordbank/quasar/
- public.nrao.edu/radio-astronomy/quasars/
- space.com/17262-quasar-definition.html
- www1.phys.vt.edu/~jhs/faq/quasars.html#q7
- mssl.ucl.ac.uk/~gbr/Project%20Website/styled-5/index.html
Derleyen: Yaren Doruk

