Aralık ayında gerçekleştirilen ve başarısızlıkla sonuçlanan H3 roket fırlatmasının perde arkası aralanmaya başladı. Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından yürütülen soruşturma, fırlatma sırasında yaşanan olağandışı bir olayın, uydunun roketten zamanından önce ayrılmasına neden olmuş olabileceğini ortaya koyuyor. Tanegashima Uzay Merkezi’nden fırlatılan ve Michibiki 5 navigasyon uydusunu taşıyan roket, ikinci aşamada meydana gelen teknik aksaklıklar nedeniyle görevini tamamlayamamıştı.
İkinci Aşama Motorunda Beklenmedik Performans Düşüşü
Fırlatma sonrası elde edilen veriler, roketin ikinci aşama motorunun ilk ateşleme sırasında planlanandan daha uzun süre çalıştığını, ancak ikinci ateşleme denemesinde başarısız olduğunu gösterdi. Bu durum, hem roket aşamasının hem de uydunun hedeflenen yörüngeye ulaşamadan çok alçak bir yörüngede kalmasına ve saatler içinde atmosfere girerek yanmasına neden oldu.
20 Ocak tarihinde yayınlanan müfettiş raporuna göre, ikinci aşamadan elde edilen itki gücü beklenenden yaklaşık %20 daha düşüktü. Ayrıca motor, planlanandan 24 saniye daha uzun süre yanmaya devam etti. İncelemeler, ikinci aşamanın sıvı hidrojen tankındaki basıncın düştüğünü ve motorun ikinci ateşleme girişimi sırasında kararlı bir yanma durumuna ulaşamadığını doğruladı.
Arızanın Kök Nedeni: Yük Kaplaması Ayrılırken Oluşan Şok
Soruşturma ekibi, sıvı hidrojen tankındaki kritik basınç düşüşünün, roketin yük kaplamasının (payload fairing) ayrıldığı anda başladığını tespit etti. Telemetri verileri, kaplamanın ayrılması sırasında uzay aracı üzerinde daha önceki H3 fırlatmalarında rastlanmayan türden olağandışı ivmelenmeler kaydetti.
Uzmanlar, kaplama ayrılırken ortaya çıkan şok dalgasının uyduya ve faydalı yük adaptörüne zarar verdiğine inanıyor. Adaptör üzerine monte edilmiş ve yukarıya bakan bir kameradan elde edilen görüntüler, uydunun yana yattığını; panellerde ve yalıtım malzemelerinde gözle görülür hasarlar oluştuğunu ortaya koydu.
Çarpışma ve Yakıt Hattı Hasarı
Senaryoya göre, yük adaptörünün iç kısmı, yaşanan sarsıntıyla birlikte ikinci aşamanın tepesine çarptı. Bu çarpışma, sıvı hidrojen yakıt hatlarına zarar vererek basınç kaybına yol açtı. Müfettişler, ilk şokun ardından titreşimler sönümlenene kadar adaptör ile tank arasında birden fazla çarpışma yaşanmış olabileceğini belirtiyor.
Uydunun Erken Ayrılması Senaryosu
Raporda dikkat çeken en önemli bulgulardan biri, ikinci aşamanın düşük itki gücüne rağmen ilk yanma sonrası nasıl geçici bir yörüngeye ulaşabildiği sorusuna getirilen açıklama oldu. İkinci aşamadan alınan bir başka kamera görüntüsü, Michibiki 5 uydusunun aşama ayrılması sırasında roketten uzaklaştığını gösteriyor.
JAXA’nın raporunda şu ifadelere yer veriliyor: “Birinci ve ikinci aşamalar ayrıldığında uydunun halihazırda kopmuş olduğunu varsaymak makuldür.”
Bu teori, uydu ayrılma sisteminden gelen telemetri verilerinin de aynı anda kesilmesiyle destekleniyor. Eğer uydu beklenenden çok daha önce roketten ayrıldıysa, azalan ağırlık sayesinde ikinci aşama motoru düşük performans gösterse bile roketi yörüngeye taşıyabilmiş olabilir.
Gelecek Görevler ve JAXA’nın Takvimi
Bu olay, H3 roketinin gerçekleştirdiği yedi uçuş içindeki ikinci başarısızlık olarak kayıtlara geçti. İlki, 2023 yılındaki açılış görevinde yine bir üst aşama sorunu nedeniyle yaşanmıştı. Arızanın kök nedeni ve yük kaplaması ayrılırken oluşan anormal şokun sebebi üzerindeki incelemeler devam ediyor. Rapor, bu çalışmaların ne zaman tamamlanacağına dair kesin bir tarih vermedi.
JAXA’nın 2026 yılı için planladığı yoğun bir fırlatma takvimi bulunuyor. Bu takvimde; yeni bir Michibiki navigasyon uydusu, Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidecek HTV-X kargo görevi ve Mars’ın uydularını inceleyecek olan Martian Moons Explorer (MMX) görevi yer alıyor. Özellikle MMX görevi için 2026 sonlarındaki dar fırlatma penceresinin kaçırılması, projenin iki yıl ertelenmesi anlamına gelebilir.
Kaynakça: spacenews.com/h3-failure-linked-to-payload-fairing-separation-anomaly/
Haberi Derleyen: Hasan Ongan

