Ünlü Fizikçiler Solvay Konferansında Buluşmuştu – 7

Ünlü Fizikçiler Solvay Konferansında Buluşmuştu
Ön sıra soldan sağa: Irving Langmuir, Max Planck, Marie Curie, Hendrik Lorentz, Albert Einstein, Paul Langevin, Charles Eugene Guye, Charles Wilson, Owen Richardson. İkinci sıra: Petrus Debye, Martin Knudsen, William Lawrence Bragg, Hendrik Kramers, Paul Dirac, Arthur H. Compton, Louis de Broglie, Max Born, Niels Bohr.Arka sıra: Auguste Piccard, E. Henriot, Paul Ehrenfest, Edouard Herzen, Theophile De Donder, Erwin Schrödinger, J.E. Verschaffelt, Wolfgang Pauli, Werner Heisenberg, Ralph Howard Fowler, Leon Brillouin."

Ünlü Fizikçiler Solvay Konferansında Buluşmuştu serimizin 7.sini yayınladık. Böylece Kuantum Mekaniğinin gelişmesine büyük katkı veren ve temellerini oluşturan bilim insanlarının hepsine değinmiş olduk. Son olarak üst sırada sağdan sola olmak üzere 3 bilim insanına yer veriyoruz. Biliminsanları Leon Brillouin , Werner Heisenberg, Ralph Howard Fowler.
Ünlü Fizikçiler Solvay Konferansında Buluşmuştu – 7 son yayınımızdı. Lise müfredatında bu bilim insanlarına ve üniversite düzeyinde sıklıkla değindiğimiz bu biliminsanları adeta Albert Einstein etrafında toplanmış durumdalar. Şimdi bu bilim insanlarını tanıyalım.

Leon Brillouin Kimdir?

(7 Ağustos 1889 – 4 Ekim 1969) Fransız fizikçiydi. Kuantum mekaniğine, atmosferde radyo dalgası yayılımına, katı hal fiziğine ve bilgi teorisine katkılarda bulundu.
Brillouin, Fransa’nın Paris yakınlarındaki Sevr’de doğdu. Babası Marcel Brillouin, büyükbabası Éleuthère Mascart ve büyük büyükbabası Charles Briot da fizikçiydi.
1908’den 1912’ye kadar Brillouin, Paris’teki École Normale Supérieure’de fizik okudu. 1911’den 1912’de Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi’ne (LMU) gidene kadar Jean Perrin’in yanında çalıştı. LMU’da Arnold Sommerfeld ile teorik fizik okudu. Brillouin’in LMU’ya gelmesinden sadece birkaç ay önce, Max von Laue bir kristal kafeste X-ışını kırınımını gösteren deneyini gerçekleştirmişti.

Bohr Modeli Üzerine Makale

1913’te Paris Üniversitesi’nde okumak için Fransa’ya döndü ve bu yıl Niels Bohr, hidrojen atomunun Bohr modeli üzerine ilk makalesini sundu. 1914’ten 1919’a kadar, I. Dünya Savaşı sırasında orduda görev yaptı ve G. A. Beauvais ile valf amplifikatörünü geliştirdi. Savaşın sonunda, çalışmalarına Paul Langevin ile devam etmek için Paris Üniversitesi’ne döndü ve 1920’de Docteur ès bilimi ile ödüllendirildi. Brillouin’in tez jürisi Langevin, Marie Curie ve Jean Perrin’den ve tez konusuydu. katıların kuantum teorisi üzerineydi. Tezinde, içinden yayılan atomik titreşimlere (fononlar) dayalı bir durum denklemi önerdi. Ayrıca monokromatik ışık dalgalarının yayılımını ve akustik dalgalarla etkileşimini, yani Brillouin saçılması olarak bilinen bir frekans değişikliği ile ışığın saçılmasını inceledi.

Doktorasını aldıktan sonra Brillouin, yeniden düzenlenen Journal de Physique et le Radium’un bilimsel sekreteri oldu. 1932’de Collège de France’daki fizik laboratuvarlarının müdür yardımcısı oldu. 1926’da Gregor Wentzel, Hendrik Kramers ve Brillouin bağımsız olarak, WKB yöntemi, klasik yaklaşım ve faz integral yöntemi olarak da bilinen Wentzel-Kramers-Brillouin yaklaşımı olarak bilinen yöntemi geliştirdiler. 1928’de Henri Poincaré Enstitüsü kurulduktan sonra Teorik Fizik Kürsüsü’ne profesör olarak atandı. Bir kristal kafes içinde elektron dalgalarının yayılması üzerine yaptığı çalışma sırasında, 1930’da Brillouin bölgeleri kavramını tanıttı.

Brillouin ve Eugene Wigner tarafından geliştirilen kuantum mekanik pertürbasyon teknikleri, Brillouin-Wigner formülü olarak bilinen formülle sonuçlandı.
Brillouin’in Sommerfeld ile yaptığı çalışmadan bu yana, elektromanyetik radyasyonun dispersif bir ortamda kırınımıyla ilgilendi ve öncü çalışmalar yaptı. Radyo dalgası yayılımında uzman olan Brillouin, Almanya ile savaştan yaklaşık bir ay önce, Ağustos 1939’da Fransız devlet kurumu Radiodiffusion Nationale’nin Genel Müdürü olarak atandı. Mayıs 1940’ta, hükümetin bir parçası olarak Fransa’nın çöküşü üzerine, Vichy’ye emekli oldu. Altı ay sonra istifa etti ve Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti.

1942’ye kadar Brillouin, Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde misafir profesördü ve ardından 1943’e kadar Providence, Rhode Island’daki Brown Üniversitesi’nde profesördü. Sonraki iki yıl boyunca Ulusal Savunma’da araştırma bilimcisi olarak çalıştı. Radar alanında çalışan Columbia Üniversitesi Araştırma Komitesi. 1947’den 1949’a kadar Harvard Üniversitesi’nde uygulamalı matematik profesörüydü.

1952’den 1954’e kadar, New York, Poughkeepsie’deki IBM Corporation’da ve Columbia Üniversitesi’ndeki IBM Watson Laboratuvarı’nda bir personel üyesiydi. 1954’te Columbia Üniversitesi’nde yardımcı doçent oldu. 1969’da ölene kadar New York’ta yaşadı. Eşi Marcelle 1986’da öldü. Brillouin, diğer şeylerin yanı sıra Brillouin bölgelerini keşfettiği modern katı hal fiziğinin kurucusuydu. Bilgi teorisini fiziğe ve bilgisayar tasarımına uyguladı ve entropi ile bilgi arasındaki benzerliği göstermek için negentropi kavramını ortaya attı. Brillouin, Maxwell’in iblisi sorununa bir çözüm önerdi. Görelilik Yeniden İncelendi adlı kitabında, görelilik teorisinin “şimdi kesinlikle gerekli” olan “acı verici ve eksiksiz bir yeniden değerlendirme” çağrısında bulundu.

Werner Heisenberg Kimdir?

Karl Werner Heisenberg (5 Aralık 1901, Würzburg – 1 Şubat 1976, Münih), Alman fizikçi. Kendi ismiyle anılan Belirsizlik İlkesi’ni buldu. Atom yapısı bilgisine katkılarından dolayı 1932 yılında Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü.

Münih Üniversitesi’nde Arnold Sommerfeld ile beraber araştırmalar yaptı. Daha sonra Max Born, David Hilbert ve Niels Bohr gibi meşhur fizikçilerle çalıştı. 1941 yılında atom bombası yapımında Almanya’ya destek olması için Bohr’u ikna etmeye çalıştı, ancak ahlaki nedenler yüzünden Bohr teklifi reddetti.

Heisenberg (1925’te) ve Erwin Schrödinger (1926’da) çok yakın zamanlarda birbirlerinden bağımsız olarak atomun kuantum (dalga) mekaniğini farklı olarak, fakat matematik yönünden eşit şekilde formüllendirdiler. Bu teoriler 1928 senesinde İngiliz teori fizikçisi Paul Dirac tarafından genişletilip geliştirildi. 1927’de Leipzig Üniversitesi fizik profesörlüğüne tayin edildi. Aynı yıl meşhur belirsizlik prensibini ortaya koydu.

1941 senesinde şimdiki Max Planck Enstitüsü’nün müdürü olan Heisenberg, 1952 senesinde Alman hükümeti adına CERN’ün kuruluş sözleşmesini imzaladı. 1961’e kadar Bilimsel Politika Komitesi üyesi ve 1963’e kadar konsey üyesi olarak CERN’e katkı vermeye devam etti. 1958’de, atomun içindeki temel parçacıkların yapısını izah eden, birleşik alan teorisinin formülünü ortaya koydu.

Bir elektronun yerini tespit edebilmek için dalga boyu kısa olan ışınlara ihtiyaç vardır. Bu ışınlar da enerji paketlerinden (fotonlardan) ibaret olduğundan, elektrona çarparak onun yerini değiştirirler (Compton Olayı). Elektrona çarparak onu etkilememesi için fotonları çok küçük ve dalga boyu uzun olan ışınların kullanılması gerekir. Bu suretle elektronun hareketinde önemli bir değişme olmayacaktır. Fakat uzun dalgalı ışınlar kuvvetli bir görüntü sağlamadığından, ancak çok belirsiz bir görüntü elde edilir. Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir. Genel ifadeyle; birbirine bağlı iki büyüklük aynı anda, yüksek duyarlılıkla ölçülemez (birinin ölçülmesindeki duyarlılık arttıkça diğerinin ölçülmesindeki duyarlılık azalır). Enerji-zaman, açısal konum-açısal momentum, konum- momentum bu fiziksel büyüklükler olup, bu iki büyüklüğün ölçüm hatalarının çarpımı Planck sabitine büyük ve eşittir.

Heisenberg klasik müziği seviyordu ve başarılı bir piyanistti. Müziğe olan ilgisi eşiyle tanışmasına yol açtı. Ocak 1937’de Heisenberg, Elisabeth Schumacher ile özel bir müzik resitalinde tanıştı. Babababba Elisabeth, ünlü bir Berlin ekonomi profesörünün kızıydı. Heisenberg 29 Nisan’da onunla evlendi. 1938 yılında çift yumurta ikizleri Maria ve Wolfgang dünyaya geldi. İlerideki 12 yıl içinde Barbara, Christine, Jochen, Martin ve Verena adında 10 çocuğu daha oldu. Jochen, New Hampshire Üniversitesi’nde fizik profesörü oldu.

Ralph Howard Fowler Kimdir?

(17 Ocak 1889 – 28 Temmuz 1944) İngiliz fizikçi ve astronomdu.
Fowler, 17 Ocak 1889’da Roydon, Essex’te Burnham, Somerset’ten Howard Fowler ve Manchester’lı bir pamuk tüccarı olan George Dewhurst’un kızı Frances Eva’nın çocuğu olarak doğdu. Başlangıçta evde eğitim gördü, daha sonra Evans’ın Horris Hill ve Winchester College’daki hazırlık okuluna devam etti. Trinity College, Cambridge’de burs kazandı ve matematik okudu ve Matematiksel Tripos’un II. Kısmında asistan oldu.

1919’da Fowler, Trinity’ye döndü ve 1920’de üniversitede matematik öğretim görevlisi olarak atandı. Burada termodinamik ve istatistiksel mekanik üzerinde çalışarak fiziksel kimyaya yeni bir yaklaşım getirdi. Savaş sırasında bir yoldaş olan Arthur Milne ile yıldız spektrumları, sıcaklıklar ve basınçlar üzerine ufuk açıcı bir çalışma yazdı. 1925’te Kraliyet Cemiyeti Üyesi oldu. Paul Dirac’ın araştırma danışmanı oldu ve 1926’da onunla beyaz cüce yıldızların istatistiksel mekaniği üzerinde çalıştı. 1927’de Belçika’daki Uluslararası Solvay Fizik Enstitüsü’nde gerçekleştirilen beşinci Solvay Fizik Konferansı’nın katılımcılarından biriydi. Alan elektron emisyonu ve modern elektron bant teorisinin geçerliliğinin kurulmasına yardımcı oldu. 1931’de termodinamiğin sıfırıncı yasasını formüle eden ve etiketleyen ilk kişi oldu. 1932’de Cavendish Laboratuvarı’nda Teorik Fizik Kürsüsüne seçildi.

1939’da, II. Dünya Savaşı başladığında, sağlığına rağmen Mühimmat Kurulu’ndaki çalışmalarına devam etti ve Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri ile bilimsel irtibat için seçildi. Amerika’yı iyi tanıyordu, Princeton’da ve Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde misafir profesörlükleri vardı. Bu irtibat çalışması için 1942’de şövalye ilan edildi. Savaşta daha sonra İngiltere’ye döndü ve 1944’te ölümünden birkaç hafta öncesine kadar Mühimmat Kurulu ve Amirallik için çalıştı.

On beş Kraliyet Cemiyeti Üyesi ve üç Nobel Ödülü Sahibi (Chandrasekhar, Dirac ve Mott) 1922 ve 1939 yılları arasında Fowler tarafından denetlendi. Milne’ye ek olarak, Sir Arthur Eddington, Subrahmanyan Chandrasekhar, Paul Dirac ve Sir William McCrea ile çalıştı.

1923’te Dirac’ı kuantum teorisiyle tanıştıran Fowler’dı. Fowler ayrıca Dirac ve Werner Heisenberg’i Niels Bohr aracılığıyla birbirleriyle temasa geçirdi. Cambridge’de John Lennard-Jones, Paul Dirac ve Garrett Birkhoff da dahil olmak üzere 64 öğrencinin doktora çalışmalarını denetledi. Antarktika Yarımadası’ndaki Crystal Sound’daki Fowler Adaları, Birleşik Krallık Antarktika Yer-Adları Komitesi tarafından onun onuruna seçildi.

Kaynak: Wikipedia

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*