COVID-19 pandemisi sonrası antifungal direnç ve ciddi enfeksiyonlardaki artışla birlikte, aspergilloz dünya çapında savunmasız hastalarda kritik bir tehdit olarak yeniden ortaya çıkmıştır. Aspergilloz, toprakta ve çürüyen bitkilerde yaygın olarak bulunan Aspergillus mantarlarının neden olduğu bir enfeksiyondur. Çoğu insan için zararsız olmakla birlikte, bağışıklığı zayıflamış kişilerde, akciğer hastalarında veya alerjisi olanlarda ciddi hastalıklara yol açabilir.
Son yıllarda, bağışıklığı baskılanmış popülasyonların artması ve antifungal direnç, aspergillozu büyüyen bir endişe haline getirmiştir. COVID-19 pandemisi sonrası bu tehdit daha da belirgin hale gelmiştir.
Aspergilloz Nedir? Hangi Türleri Vardır?
Aspergilloz, en yaygın olarak Aspergillus fumigatus’un sporlarının solunmasıyla oluşan hastalıklar spektrumudur. Aspergillus, havada asılı kalabilen 2-3 mikrometre çapında küçük sporlar üretir. Bu sporlar akciğerlere ulaştığında, kişinin bağışıklık durumuna göre temizlenebilir veya hastalığa neden olabilir.
1. Alerjik Bronkopulmoner Aspergilloz (ABPA):** Astım veya kistik fibrozlu hastalarda görülen aşırı bağışıklık tepkisidir. Hava yolu iltihabı ve mukus tıkanması ile karakterizedir.
2. Kronik Pulmoner Aspergilloz:** Altta yatan akciğer hastalığı olanlarda aylar veya yıllar içinde gelişir. Öksürük, kilo kaybı ve yorgunluk belirtileri görülür.
3. İnvaziv Aspergilloz:** En ciddi formdur. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda görülür ve doku invazyonu yaparak hızla yayılabilir.
Risk Altındaki Gruplar
– Kemoterapi alan kanser hastaları
– Organ nakli alıcıları
– AIDS hastaları
– Astım ve KOAH gibi kronik akciğer hastalığı olanlar
– Ağır COVID-19 geçiren hastalar (özellikle mekanik ventilasyon gerektirenler)
COVID-19 sonrası IL-6 ve IL-10 seviyelerindeki artış, mantar enfeksiyonlarına yatkınlığı artırmaktadır. Bu nedenle, klasik olarak bağışıklığı baskılanmamış hastalarda bile invaziv aspergilloz görülebilmektedir. COVID-19 pandemisi sonrası mantar enfeksiyonlarındaki artış, yaygın kortikosteroid kullanımı ve zayıflamış bağışıklık yanıtlarına bağlanmaktadır. Özellikle Hindistan’da COVID-19 ilişkili pulmoner aspergilloz ve mukormikoz salgınları bildirilmiştir.
Azol dirençli Aspergillus fumigatus suşları küresel olarak ortaya çıkmakta, bu da kısmen tarımda kullanılan çevresel fungisitlere bağlanmaktadır. İklim değişikliği de mantar hastalıklarının coğrafi dağılımını etkilemektedir.
Aspergilloz Hastalığı Tanı Yöntemleri
– Yüksek çözünürlüklü BT taramaları
– Mantar kültürleri
– Galaktomannan testleri
– Beta-glukan testi
– PCR
Aspergilloz Hastalığı Tedavi Seçenekleri:
Vorikonazol: Aspergilloz için standart tedavi
Posakonazol: Geniş spektrumlu antifungal
Ekinokandinler: Standart tedaviyi tolere edemeyen hastalar için
Tanıdaki gecikmeler ve mevcut tanı yöntemlerinin sınırlamaları nedeniyle tedavi sonuçları genellikle yetersiz kalmaktadır.
Halk Sağlığı Açısından Önemi ve Zorlukları
Antimikrobiyal direnç ve hastane enfeksiyonlarındaki artış, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde sağlık sistemleri üzerinde büyük yük oluşturmaktadır. Yoğun bakım üniteleri özellikle etkilenmekte, bu da hastanede kalış sürelerini uzatmakta ve mortaliteyi artırmaktadır.
– Yetersiz sürveyans sistemleri
– Tanı araçlarına sınırlı erişim
– Eğitimli personel eksikliği
– Enfeksiyon kontrol programlarının yetersizliği
Sonuç
Aspergilloz, artan bağışıklık baskılanması, antifungal direnç ve değişen çevresel koşullar nedeniyle ciddi bir küresel sağlık sorunu haline gelmiştir. Erken tanı ve zamanında tedavi, özellikle kritik hastalarda mortaliteyi azaltmak için hayati önem taşımaktadır.
Bu tehditle mücadele için:
– Farkındalığın artırılması
– Sürveyans sistemlerinin güçlendirilmesi
– Tanı ve tedavi araçlarının geliştirilmesi
– Antifungal yönetim programlarının iyileştirilmesi
– Uluslararası işbirliğinin artırılması gerekmektedir.
Kaynak: news-medical.net/health/Aspergillosis-A-Growing-Global-Crisis.aspx

